AnasayfaAnasayfa  Latest imagesLatest images  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm












Paylaş
 

 Yılanlar Okul'u Sarıyor

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
YazarMesaj
Nicholas Portmow

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Nicholas Portmow



Mücadele Tarafı : Karanlık.
Rp Sevgilisi : Daha durun yeni geldik
Kan Durumu : fuckin jesus bilmem ne
Patronus : Tilki

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptyPerş. Mayıs 13, 2010 2:43 am

"Alevlerle vaftiz edilen cadinin ruhu huzursuzdu", "St. Petrus haciyla kutsuyordu rahibi keci", "kim bilebilirdi ki yagmur altinda ki samanlarin acziyetini" iste kitap bu ve bunun gibi terimlerle doluydu. Anlam veremiyordum bu dini sembollere veya betimlemelere. Bu kitabi bir buyucunun yazdigindan emin olmama ragmen supheye dusuyordum. Hakkinda mantikli bir cikarim yapabildigim tek cumle "Alevlerle vaftiz edilen cadinin ruhu huzursuzdu" buydu. 16. ve 17. yuzyillarda cadi avina cikan vatikanin bazi rahipleri, yaktiklari cadilar icin, aslinda onlarin ruhlarini kotulukten arindiriyoruz demislerdi. Atesin bazi mitolojilerde arindirma sembolu olarak kullanildigini biliyordum. Ayni zamanda ates bazi dinlerde cezalandirma olarak algilansa da, gene arindirma anlami tasidigini soyleyenleri de okumustum.

Bu kitabi kendi basima cozemeyecegim asikardi ve mutlaka yardim almaliydim. Sorun bu yardimi nereden alacagimdi. Kitabin tam olarak ne icerdigini bilmedigim icin, kime guvenecegimi de bilmiyordum. Daha kitabin ilk basinda bes koseli yildiza carmiha gerilmis isa figuru gibi betimlenmis bir keci resmi karsiliyordu sizi. Inanilmaz derece de buyucu dunyasina uzak bir yazim dili kullanilmisti. Yazar buyuk ihtimalle o cadi avi sirasinda yakilmaktan korkuyordu ve bilgilerini boyle kayda gecirmeyi uygun gormustu. Kitabi ele geciren bir dindar "Alevlerle vaftiz edilen cadinin ruhu huzursuzdu" cumlesini okudugunda bunu yazan kisininde dindar olacagini varsaymasi cok normal olurdu. Peki buyuculere biraktigi ip ucu bu cumlenin neresindeydi? Yok hayir, kesinlikle yardim almaliydim. Ama kimden? Karanlik tarafta olmasi gerekliydi ve belli olcude guvenebilmeliydim. Bu dusunce seceneklerimi daraltiyordu iste. Bir olum yiyen olmaliydi. Beni o olum yiyene goturecek kisiye de belli olcude guveniyor olmaliydim. Fakat kim olacakti bu kisi? Mutlaka Syltherin'lerin arasinda ailesi olum yiyen olan birileri vardi ama bunu nasil ogrenecektim? O kisiler bizim ebeveynlerimiz bir gun buyucu dunyasini tamamen ele gecirecek diye ortaliklarda dolasmiyorlardi ki? Acaba Dominique'in tanidiklari olabilir miydi? Yok artik daha neler. Dominique olum yiyenlerin arasina gitse, onu ilk once banyoya sokup sonra sepetlerlerdi. Hayir o olamazdi ama yine de bu ihtimal ne kadar dusuk olsa da aklimin bir kosesinde tutmaya karar verdim.

Kitabimin elimden cekistirilmesiyle daldigim sorular dunyasindan ciktim ve bu saygisizligi yapanin kim olduguna bakmak icin kafami kaldirdim. Ah, boyle bir saygisizligi Syltherin gibi asil ogrencilerle dolu bir binada kim yapabilirdi ki? Elbette Dominique!“Kitabını yiyecek değilim sadece göstereceğim.” dedi birde kustahca! Yine de sesimi cikarmadim zira ne diyecegini merak ediyordum. Yine de elimi yavasca asama goturdum zira eger 300 yillik kitabimin basina kendini bilmez bir kadin yuzunden bir zarar gelirse, o kadinin odeyecegi bir bedel var demekti. Yine de kafamdaki sorulardan oturu bir kac saniye icinde bu kizin ne diyeceklerini unutup gene sorulara dalmistim. Kesinlikle bir olum yiyenle temasa gecmeliydim ama nasil? Bir yolu olmaliydi. Babam mutlaka biliyordu ama bana soyler miydi? Yo kesinlikle soylemezdi. Yuzyillardir ailemiz karanlik tarafi desteklese de herhangi bir eylemde bulunmamisti. Bunca zaman sonra babam oglunun yapmak istediklerini duysa buna engel olurdu. Bu yuzden babam bir secenek degildi. “Kara büyü…” diyordu Dominique. O zamana kadar dediklerini dinleme zahmetinde bulunmamistim, ne de olsa diger binalari ezicez turunden bir seyler zirvaliyordu ama kara buyu kelimesi dikkatimin bir kismini ona vermeme sebep oldu. Fakat kelimeleri daha guzel bir seyle son buldu. Bir ejderha birden ortak salonda kendini gosterince kizin gozleri fal tasi gibi acildi. Gercekten de sirf bunu gormek bile buraya geldigime degmis oldugunu gosterirdi. “Kryn, oğlum demek annem seni bize göz kulak olmak için gönderdi, o zaman sende bize göz kulak olursun.” dedi Dominique. Ah bu cok ilgincti. bu kiz hakkinda baska bir sey ogreniyordum ve kulaklarim duydugum seye inanmamak konusunda oldukca israrci davraniyorlardi. Digerlerinin bunu bilip bilmediklerinden emin degildim. Biliyorlarsa yuz ifadeleri normaldi fakat bilmiyorlarsa ifadelerini gercekten iyi sakliyorlar demekti. Demek Dominique, profesor Galadriel'in kiziydi ha! Bu gecenin sonu nereye gidecek merak ediyordum.

Nedense artik gozume o kadar da cirkin gelmemeye baslamisti Dominique. Ela gozleri etkileyiciydi bir bakima. Artik bu kizla iyice dost olmak kacinilmaz bir hal halini almisti. Saclarini taratabilmeyi basarabilirsem kesinlikle dost olabilirdik. “Nick, Heaven’nı süzmeyi kes de Kriptografi de yediğimiz cezayı hatırlıyor musun onu söyle?” dedi koridora ciktigimiz da. Ne! Gercektende Heaven'a baktigima inanamiyordum. "sizi ne ara liderimiz yaptigimizi hatirlamiyorum bayan ve bu yuzden sizden bir dahaki sefere bu emr-i vaki tavirlarinizi geldiginiz yerde birakmanizi isteyecegim tabi eger dans etmekten hoslanmiyorsaniz" dedim zira bu onun yeterince dikkat kaybetmesine yeterdi. "Ve evet, cezayi hatirliyorum ama malesef kriptolojide yeterince iyi degilim ama eger elindeki kitapsa onunda anlamini henuz cozebilmis degilim. Zekama satasmadan once soylemeliyim ki sizin de bunu cozebileceginize inanmiyorum. Profesyonel yardima ihtiyacimiz var.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Floja Feodora

VII. SınıfVII. Sınıf
Floja Feodora



Mücadele Tarafı : Kendisi.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Labrador

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptyCuma Mayıs 14, 2010 4:03 pm

    Herkes suskun suskun otururken Dominique birden yerinden fırlayıp sehpanın üzerine çıkıvermişti. “Beni dinleyin millet!” Birden herkesin kafası kıza doğru çevrilmişti,meraklı bakışların altındaki o hırs kokusunu buradan alabiliyordum. Herkes dikkatini kıza çevirdiğinde kız tekrar konuşmaya başlamıştı. “Bu gece ki plânımız aslında hepimizin içinde saklı olan şeyin yansıması olacak, karanlık.” Bu kızın dediklerinden şimdilik hiçbirşey anlamamıştık ama ben iyi bir planı olduğundan emindim. Aklıma binbir türlü isim,cisim,sembol ve daha birsürü şey geliyor,saklanıyordu köşelerde. Dominique'nin sehpadan atlamasıyla yerimden sıçramam bir oldu. Kız Nick'e yaklaşıp okuduğu kitabı çekiştirdi ve ardından da çocuğa çemkirdi. Gerisin geri sehpanın üzerine çıktıktan sonra dur duraksız tekrar söze girdi. Söze başlamasıyla,durması bir olmuştu. Sonra herkesin onu dinlediğinden emin olduktan sonra tekrar konuşmaya başlamıştı. Kız konuşurken bende düşünüyordum,uzun ve soluksuz olarak. Öksürük sesiyle dikkatimi tekrar kıza verdim ve ağzından çıkan o kelimeye odaklandım. “Kara büyü…” Nick'in kitabını göstererek söylemişti bunu. Gözlerim kocaman açılmıştı bu lafı duyunca. Kara-Büyü.. Tatmin dürtüsü olmayan birşey.. Birden içeriye Bayan Lûthien'in ejdarhası girince Dominique hemen ejdarhanın yanına gitmiş ve onunla konuşmaya başlamıştı. Yavaş yavaş ejdarhanın başını okşarken harekete geçmişti.

    “Hadi, millet, konuşmaya Kütüphane de devam ederiz, biraz ders çalışalım da yaklaşan sınavlarda aptallara günlerini gösterelim.” Ah evet,ders çalışmak şimdilik isteyeceğim son şeydi. Ama tabiiki oraya ders çalışmaya değil neden gittiğimizi az biraz tahmin ediyordum. Umarım tahminim doğru çıkardı.. Ortak salondan hep beraber çıkıp kütüphaneye doğru giderken Dominique Nick'e kriptografi dersinde kaldıkları cezadan bahsediyordu ve ben bunu nereye bağlıyacağını şaşırmıştım. Nick'te kıza karşılık verirken zekasından bahsediyordu,acaba bu cocuğun içinde biraz da olsa kötülük varmı diye aklıma bazı şeyler giriyordu. Onları bir kenara bırakıp,yapacağımız plan üzerine biraz daha yoğunlaşıyordum. "Umarım,istediğimiz şeyi elde ederiz.."

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/f-l-o-j-a-f-t786
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Stewie Amadeus



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptyPtsi Mayıs 17, 2010 4:13 am

Yeni bir huy edinmiştim kendime farkında olmadan; Yemekten sonra, herkes ortak salonlarına veyahut odalarına çekilmişken ben okulun içinde turluyordum. İlk başlarda sebep sadece okulu keşfetmek, bilinmeyen geçitleri bulup faydalanmak ve okulu çalkalama konusunda birkaç fantezi kurmaktı ama sonralarda bu amaç yörüngesinden şaşmış sadece can sıkıntısından yapılan bir etkinlik daha sonra da bir alışkanlığa dönüşmüştü. Bu gezilerin faydası olmuyor muydu, elbette ki oluyordu. Bilinmeyen geçitlerden öte okulda ve dışarıda dönen olaylar hakkındaki çoğu öğrenciden saklanan dedikoduları da öğreniyordum gizlice. Bu konuda hayaletlerin büyük katkısı olmuştu bana, aralarındaki fısıldaşmalara çoğu zaman kulak misafiri oluyordum.Ne zamandır ki bu okul içinde tur atmaya başladım o zaman anlamıştım hayaletlerin hiç de düşündüğüm gibi gereksiz yaratıklar olmadığını. Çoğu portrenin şifresini de onlar sayesinde öğrenmiştim. Lakin bugün o kadar iyi gizlenememiş bir boşboğaz hayalet tarafından görülmüştüm. Yakalanmanın heyecanıyla bir anda koşmaya başlayarak ortak salonumuzun bulunduğu zindanlara doğru kendimi atmıştım. Son köşeyi de dönmüştüm ki birden bir grup öğrenciyle burun buruna gelmiştim. Kendimi zar zor durdurarak şaşkın bir şekilde karşımdaki insanları süzünce onların bizim binanın fertleri olduğunu anlamıştım. İlk olarak koşarken biraz dağılmış üstümü düzeltmiş, sonra bakışlarımı tekrar topluca dolaşan bina arkadaşlarıma çevirmiştim. Şaşkınlığım yerini meraka bırakmıştı bir anda. Bu kadar kişi toplanmış nereye gidiyorlardı; tahminde bulunmak kolaydı ve bir işler çevirdikleri kesindi. Başı Jr. Lûthien çekiyordu. Pis bir planları olduğu kesindi, kuşkulu gözlerle süzüyordum her birini. En son bakışlarımı Dominique’ e çevirip üstün bir tavırla “İyi akşamlar Lûthien. Bu kadar kişi gecenin bu saatinde dolaşmak için biraz fazla değil mi?” diye sordum sakin bir ses tonuyla, kimsenin cevap vermesine kalmadan küskün bir havayla “Yoksa bensiz bir parti mi vermeyi düşünüyordunuz?” Deyip pis pis sırıtmaya başlamıştım. Dominique’in yüzündeki sinsi gülüş ve haylazca parlayan gözleri onun halinden memnun olduğunu anlatıyordu bana. Diğerlerinde de aynı istekli ifade vardı. Dudaklarımın ucuna kayık bir gülümseme yerleşmişti bir anda. İstekli bir ses tonuyla “Evet… Nereye gidiyoruz ve ne yapıyoruz, kısaca biri anlatsın bana?” dedim ve diğerleriyle birlikte koridor boyu ilerlemeye başladık.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dominique Lûthien

VII. SınıfVII. Sınıf
Dominique Lûthien



Kan Durumu : Kirli.
Patronus : Karga.

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptySalı Mayıs 18, 2010 7:14 am

Nicholas’ın bu alıngan tavırları ile hep dalga geçmek istiyordu buna rağmen sakin yüz hatları ile sırıtmaya devam ederek “Çok basit…” her zamanki alaycı tavrı ve dilini ağdalı bir şekilde oynatarak cevap vermeyi uygun görmüştü. Son cümlesini Nicholas’ın kafasına kazımak istercesine söylerken, her hecede başını bir sağa bir sola hafif olarak oynatarak, onu ne kadar küçük gördüğünü göstermiş ve “Ben… Böl-üm… Baş-ka-nı-yım!” diyerek tek kaşını alaycı bir şekilde kaldırmıştı. Sonrada yanında duran Kryn’nın başına umursamaz bir tavırla küçük bir öpücük kondurmuş, ejderhanın bundan hoşlandığını belirtmek istercesine verdiği nefese mutluluk ile gülümsemiş ve bir anlık tüm maskelerini indirerek masum bir kız çocuğu gibi görünmüştü. Bu görünüşü, yanlarına gelip ona seslenen Stewie bozsa da pek aldırmamıştı, zaten bunu da kimsenin fark ettiğini düşünmüyordu.

Dominique, önce parmağını çocuğun göğsüne dayayarak hafifçe tırnağı ile bastırdı ve küçük bir yangını andıran elini havaya kaldırdı, kırmızı ojelerinin pürüzsüzce parladığı parmağını dudaklarının üstüne koyarak “Kısaca okulu cehenneme çevirmeye gidiyoruz.” Diyip dudaklarını yana doğru büzerek gülümsedi. Yırtıcı havyalar avları ile asla oynamazlardı eğer kızdırılıp, yaşam alanlarına çomak sokulmamışsa. Oysa diğerleri Slytherin’ların yuvasına çok fazla çomak sokmuşlardı. Şimdi hesapta mutluluk ile uyuyorlardı. Sarı saçlarının dağınıkça süslediği başını hiç geri çevirmeden “Nicholas, bazı şeyler için yetişkinlere gerek yoktur. Bilgiyi öğrenmek sergilemek değildir. Merak etme, senin elindeki kitabı çözmek çok kolay sadece işleyişi bilen birileri daha olmalı.” Sesi bir buzdağından kopup okyanusa karışan parçalar gibiydi, sert, soğuk ve keskin. Bu çocuğa nasıl yaklaşacağını bilmiyordu çünkü onun keskin bakışlarından ürküyordu. Düşünen insandan kork, derdi babaannesi ve şimdi sessiz düşünceleri ile hep var olan birini tanıyordu. Yine de diğer dostlarını es geçmek istemiyordu, içinden ilk defa bu kelimeyi geçirdiğini fark edince hafif bir şaşkınlık bedeninde zikir etmiş ve gözlerinde parlayarak Floja’ya dönmüştü. “Floja…” Arkadaşının ince ve mavi gözlerine bakarak güven dolu bir sesle “Bu gece, cesaretin ne kadar yersiz, dostluğun ne kadar kuvvetli olduğunu görecekler, aptal zekâları bize yetişemez.” Sesini kısarak Kryn’a baktı “Oğlum, şimdi bana annemin tılsım kutusunu getireceksin…” Ejderhanın asi bakışlarına tatlılık ile gülümseyerek “Bunun karşılığında okul arazisinde özgürce uçacak ve ateş saçacaksın… Hadi ama…” Ejderhanın asılan yüzü bu vaatlerle aydınlanmış ve itaatkâr bir tavırla birkaç saniye için ortadan kaybolmuştu.

Kız başını çektiği gruba bakıp “İçerde ki görevlilere görünmeden girmeliyiz, hepiniz hazır olduğunda yoğunlaşın ve bir tek şey düşünün. Görünmeyeceğimizi… Ben giriyorum.” Büyük, oymalı kapı hafif bir gıcırtı ile öne gitmiş ve açılmıştı, nefesini tutarak başını hafifçe içeri sokmuş, kimsenin olup olmadığına bakmıştı. Raflarda büyük bir nizamla sıralı kitapların kokusu burnuna ulaştığında, memnuniyet ile gülümsemiş ve ileri doğru bedenini hareket ettirmişti. Çıplak ayakları, ses çıkarmadan ilerlemesi için büyük ölçüde olanak sağlıyordu ama aklına gelen düşünce ile birden sarsıldı Kryn’a sessiz olmasını söylememişti. “Kahretsin…” Sinirle döktüğü fısıltı bölümdaşlarının kulağına ulaşmıştı. Eteğini hafifçe yukarı kaldırarak “Hey, yasak kitapların olduğu bölüme gidin. Ben Kryn’ı alıp hemen geliyorum.” Dışarı doğru seğirten bedeni ile tekrar olduğu yerde durmuş ve kendi ekseninde bir yarım daire dönerek “Nicholas, aradığımız kitaplar senin kitabının dinsel adı, adları Kuran, Zebur ve İncil… Gerçek büyüler hep ilk gönderilenlerde saklıdır. Ben gelinceye kadar bakının. Hemen geliyorum.” Sesi ile birlikte oradan ayrılarak kapıdan çıkmış ve ejderhası ile burun buruna gelmişti derin bir nefes alarak, başını öpmüş “Oğlum şu iş bitsin, hemen uçacağız seninle… Ve bol bol kurabiye yiyeceğiz, hadi gel…” Sessizce geldiği yolu takip ederek elindeki bir sürü tılsımla arkadaşlarına katıldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gwenifer Tharaldson

VII. SınıfVII. Sınıf
Gwenifer Tharaldson



Kan Durumu : Safkan.
Patronus : Jobberknoll

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptySalı Mayıs 18, 2010 8:41 pm

    Uynadığın da her zman ki gibi uyku sersemiydi Dominique ve diğerlerinin sözleriyle tatlı uykusundan uyanmıştı. Meraklı bir çocuk edasıyla yan taraftan konuşmaları sinsice dinlemeye başladı. "Bizi unuttular ama asla unutulmaması gerekeni unuttular. Bizler, sadece uyuduk şimdi uyanalım ve uyanırkende uyandıralım diyorum, ne diyorsunuz?" Dominique'nin bu sözleri Anna'nın ruhunu adeta karanlığa bürüyor ve intikam arzusunu daha da arttırıyordu. Hemen yatakhaneye geri dönüp üzerine cüppesini aldı. Kulağı bir yandan içeriden gelen cılız seslerdeydi, plan hakkında duyacağını duymuştu ama içinde ki intikam arzusuna dur diyemiyordu. “Hadi, millet, konuşmaya Kütüphane de devam ederiz, biraz ders çalışalım da yaklaşan sınavlarda aptallara günlerini gösterelim.” Dominique'nin bu sözlerinden grubun kütüphaneye gideceğini kestirmişti. Her ne kadar diğer konuşmaları fazla duyamasa da nerde topalancağını biliyordu. Sessizce ama bir o kadar da sinsi bir şekilde ortak salondan ayrıldı. Aklında kendini kral sanan pisiler ve onlardan pekte farklı olmayan kemirgenler ve yandaşları geliyordu. Okulu ne hâle çevirmişlerdi. Dominique sözlerinde gerçekten haklıydı, okulda çoğu şey tersti ve yılanlar yuvalarından çıkıyordu. Bu kanlı ama bir o kadar da sinsi planın ne bulanıklara ve yandaşlarına ne gibi bir sahen sunacağı hayal edilmecek kadar güzeldi. Anna bu düşünceler içerisinde hızlı ve seri adımlarla kütüphaneye doğru gitti. "Bu gerçekten harika olacak" diyerek mırıldandı.

    Koridorlar her zamankinden sessizdi. Sanki gece yılanlara adanmıştı. Kütüphaneye vardığın da orada Floja ile karşlaştı. Sanrım Dominique'yi bekliyordu. Görevli Sonya yine ortalıkta dolanıyordu. Anna Sonia'nın ortalıkta dolanmasının grubun işini zorlaştıracağı hissine vardı. "Lanet olsun!" diyerek kısık bir ses tonuyla içten içe sitem etti. Ama ne yapacağını kesitiriyordu. Floja'ya orada beklemesi gerektiktiğini bir işaretle belli etti. Yavaş ve sessizce Sonya'yı takip etmeye başaldı. Derin bir nefes aldı ve sakince asasını çıkardı. Bir yılanın avına yanaşması gibii yavaş fakat sinsice Sonya'ya yanaştı ve asasını kütüphaneciye doğru yöneltti "Bayılt." Sonya adeta oraya düşüp kalmıştı. "Sanırım artık başka problem olacak kişi yok" diyerek Floja'nın yanına döndü. Birlikte, Dominique'lerin yanına gittiler. Anna'nın gözü yerde yatan Sonya'daydı.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Heaven McGrand

GezginGezgin
Heaven McGrand



Mücadele Tarafı : Sonuna dek karanlık.
Rp Sevgilisi : Tek tutkum, Glaedr.
Kan Durumu : Safkan.
Patronus : Henüz yok.

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptySalı Mayıs 18, 2010 9:30 pm

" Söyle seni aptal, sırlarınızı söylr pisi- cik, yoksa kötü olur! "
" Peki... "
Tehdit, şantaj. Öylesine hoşuna gidiyordu ki. Kütüphaneye ilk başlarda gelmiş, daha sonra bilgi toplamak için tekrar gitmişti. İstediği bilgileri elde etmişti ayrıca. Çok güzel olmuştu bu. Bir kaç pisi- ciğin canını yakıp sırlarını vermekle tehdit etmişti, çok bir şey değil. Yasak Koridor' dan ayrılan küçük pisi-cik oldukça bitkindi. Ve Heaven' i şikayet etmemesi gerektiğini biliyordu. Eğer ederse; ona pahalıya mal olacağınında farkındaydı çünkü korkak kedigil. Strestinide gidermişti ayrıca. Bu gece çok güzel olacaktı, yılanlar tüm okulu saracak ve pisi- ciklerin, ısırganların, şahinlerin canını yakacak, onları mahfedeceklerdi.

Kötülüğü Hogwarts' a yaymak tek emelleri idi. Slytherin' in birbirinden nefret eden bir kaç şapşal topluluktan oluştuğunu zanneden çömezlere gününü gösterecek, aynı zamanda aralarındaki sevgiyi herkese göstermiş olacaklardı. Onlar birbirlerinden değil, nefret edilmesi gereken şapşallardan nefret ediyorlardı sadece. Yasak Koridor' dan yavaşça çıktı ve bulunmaları gerektiği yere geldi. Kapıdan girdiğinde Dominique' nin elinde bir kitapla kara büyüden bahsettiğini duydu. Dominique yere indiğinde, herkes tekrar toplandı ve bu sefer yılanlara müjdeyi verdi. " Baksanıza yılanlar, şu pisi-ciklerden bir kaçının canını yaktım ve sırlarını öğrendim. Bizim aramıza dalmayı ve canımızı yakmayı düşünüyorlarmış. Aman ne gülünç! " Bu lafı söylemek bile nefretini pekiştiriyordu. " Onlara göstereceğiz, bu gün tüm Hogwarts yılanların gücünü görecek! " Keskin bir kahkaha attı, gözlerindeki kıvılcımlar iyice artmıştı, iyice... İyice...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Floja Feodora

VII. SınıfVII. Sınıf
Floja Feodora



Mücadele Tarafı : Kendisi.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Labrador

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptySalı Mayıs 18, 2010 10:49 pm

    Kütüphaneye vardığımızda Dominique ve diğerleri yasak bölüme girmişlerdi. Kolidorlarda sadece ben ve Heaven kalmıştık. Heaven kütüphane görevlisi Sonya'nın acabına bakıp içeri girecek ve bende Nadja'yı almaya ortak salona gidecektim. Ama ilk önce Heaven'i kollamaktı. Heaven Sonya'nın arkasına avına yaklaşır gibi yaklaşarak onu beş dakikada bayıltmıştı. "Çok başarılısın Heaven." deyip göz kırptım. O işini hallettikten sonra bende tekrar ortak salona doğru koşmaya başladım.

    Ortak salona doğru koşarken yolda Anna'yı gördüm ve "Kütüphaneye git,seni bekliyorlar." dedim tıslayarak. Anna uykulu bir şekilde kütüphaneye doğru yol aldı. Ben ise merdivenleri hızlıca inmeye başladım. Ortak salona girince nefes nefese kalmıştım ve hemen yatakhaneye çıktım. Nadja'nın başına gelince "Nadja,Nadjaa.. Uyan,kütüphaneye gidiyoruz. Bizi bekliyorlar." dedim soluk soluğa. Nadja uyandığı gibi hemen giyindi ve kütüphaneye gitmeye koyulduk.

    Kütüphaneye vardığımızda neredeyse bütün bina öğrencileri oradaydı ve amacımıza ulaşmaya çok az bir zaman kalmıştı. Dakikalar geçtikçe herkeste hırs,öfke ve karanlığın kokularını seziyordum. Bir iki dakika sonra başlayacaktık ayine,bunu biliyorum. Nadja Dominique'ye sorular yağdırırken bende etrafı süzüyordum. Etrafa ölüm sessizliği çökmüştü sanki. "Sanırım hepimiz buradayız ha!" dedim sırıtarak. Daha sonra gözlerimi Domi'ye çevirerek beklemeye başladım. O kendini beğenmiş,budala Tristian bu gece gününü görecekti..


En son Floja Feodora tarafından Çarş. Mayıs 19, 2010 6:46 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/f-l-o-j-a-f-t786
Nadja Scrivens

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Nadja Scrivens



Mücadele Tarafı : Endoplazmik Retikulum.

Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Yılanlar Okul'u Sarıyor   Yılanlar Okul'u Sarıyor - Sayfa 2 EmptySalı Mayıs 18, 2010 11:05 pm

Yatağında mışıl mışıl uyuyordu, ortalığa mutlak bir sessizlik hakimdi. Ta ki Floja gelip kendisini birkaç kez sarsana ve yüksek sesle bağırana kadar. Gözlerini hafifçe araladı, beyni daha fazlasına izin vermemekte çok kararlıydı. Açık pencereden içeri süzülen rüzgar hafifçe titremesine sebebiyet verirken hızlıca ayaklandı ve kendisini bekleyen her kimse daha fazla bekletmeden yanına gitti. Üzerindeki pijamalardan sıyrılırken Floja'yla ince bir ses tonuyla konuştu: '' Bir daha şu gece buluşmalarından birini yapacağınızda lütfen bana da haber verin. Böylece muggle işi uyku haplarından almam. '' Pijamalardan sıyrıldığında altına hemen bir kot, üstüne de aceleyle bir t-shirt geçirdi. Gece terliklerini aldı ve Floja'nın arkasından koşmaya başladı. Nereye gideceğini ve ne yapacağını bilmiyordu ancak yapacağı şeyin kötü sonuçlar doğuracağının çoktan bilinciydeydi.

Bir yandan Floja'nın arkasından ilerlerken bir yandan da açık ve dağılmış saçlarını düzeltme çabasına girişmişti. Önce elleriyle biraz düzeltmeye çalıştı ardından da elindeki tokasıyla at kuyruğu yapma çabasına girişti. Daha önce hiç bu kadar beceriksiz olmamıştı, uyku hapları onu sersemletmekten başka hiçbir şeye yaramıyordu. Floja'nın arkasından neredeyse samimi olduğu tüm Slytherinlilerin bulunduğu kütüphaneye girdi ve Dominique'nin yanına giderek hızlıca konuşmaya başladı: '' Evet, yeni görevim nedir? '' Sonra da sırıtarak devam etti: '' Anlatın ne haltlar dönüyor burada? ''


En son Nadja Scrivens tarafından Salı Mayıs 18, 2010 11:38 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Yılanlar Okul'u Sarıyor

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 9 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-