AnasayfaAnasayfa  Latest imagesLatest images  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm












Paylaş
 

 Parti Başlasın

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
Nymph Xénia Blythe

GezginGezgin
Nymph Xénia Blythe



Mücadele Tarafı : Well, you can tell jesus that the bitch is back.
Rp Sevgilisi : Pisicik (Jan Andrew Vogué)
Kan Durumu : Pureblood
Patronus : Hawk

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptySalı Haz. 01, 2010 10:59 pm

Bütün insanlar partiye akmaya başlamıştı. Hafif sarhoş halimle insanları karşılarken onlara sarılıp duruyordum. Bir ileri bir geri giderek ayakta sallanıyordum; ama kendime gelmeliydim. Lanet, Bradley gelmişti. Yanında Pia vardı. Ben kimseye haber vermemiştim ve sadece Bradley'in topladıkları geliyordu. Genede ikizim gayet iyi iş başarmıştı. Kalabalık bir anda arttı. Bütün binanın burada olduğundan emin olunca kapıları kapattım. Asamı çevirerek ' Colloportus ' diye fısıldadım. Gülümseyen suratımla ikizime baktım. Odayı mühürledi,ğimi bir tek o anlamıştı. Çünkü, beni en iyi tanıyan oydu. Bir adım öne ilerledikten sonra etrafa bakındım. İnsanlar çoktan barlara akın etmişti. İçkisini alan muhabbete başlıyordu. Benim parti hiçde öyle sıradan bir parti olamazdı.

Asamı bir kez daha hızla salladım. Köşede bütün müzik ensturmanları oluştu. Hep bir ağızdan çalmaya başladılar. Bütün herkes müziğe kendini kaptırmıştı. İlerleyen zamanda olacakları kimse bilmiyordu. Bütün bunları düşünürken gülümsedim. Birkaç adım geri gidip ikizimin yanına geldim. Pia'a başımla selam verdikten sonra ' Parti dediğin böyle olur, ikiz. ' diyerek bir kahkaha attım. Kahkahama katılmasını bekliyordum. Ona bakarken etrafda ki kalabalıkta git gide hareketleniyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bradley John Blythe

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Bradley John Blythe



Mücadele Tarafı : Irené
Patronus : Kartal

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyÇarş. Haz. 02, 2010 7:49 am

Pia'nın cümlelerindeki tonu duyunca, hafifçe irkildi. Kızın sesi gerçekten soğuk ve mesafeli çıkmıştı. Sanki ona büyük bir kötülük etmiş biriyle bir zaman sonra karşılaşmış gibi. Bu ses tonunda kırgınlığı buldu hisleri, dikkatini yoğunlaştırınca. İyi ama neden? diye sordu kendi kendine. Onu kıracak bir şey mi yapmıştı... Kafası bu kadar meşgulken bunun üzerinde düşünmek bile bir parça zor gözüküyordu. O anda fark etti bunun nedenini. Doğru düzgün ilgilenmemişti bile onunla. Zihni öylesine meşguldü ki o anda nerede olduğunu bile bilmediği bir kızla, etrafındaki çevreden neredeyse soyutlamıştı kendisini. Başını yana doğru çevirip karşısındaki kıza baktı. Bir şey hissetmek ve bunları bakışlarına yüklemek için çaba harcamadı, bu zaten oluyordu. Gözlerindeki kederden örülmüş ince perde bakışlarını büküp onunkilerle buluşturuyordu. Hafifçe kıvrılmış olan dudaklarının oluşturduğu gülümseme ona yönelik değildi. Ona yönelik olsaydı eğer, gözlerindeki keder eşlik etmezdi o gülümsemeye. Gülümsemesi kendisi içindi. Ne olduğunu anlayamadan böylesine kaptırmıştı kendsini, olacak ve onları ayrı tutacak her şeyin bilincinde olduğu halde, hiçbirini umursamayarak. Yine düşüncelere daldığını fark ederek, kendini toparladı ve konuştu.

"Özür dilerim, zihnim bu aralar biraz fazla meşgul. Gördüğün gibi, Quidditch bile bu düşünceleri uzaklaştıramıyor." Bunları söyledikten sonra biraz daha geniş bir şekilde gülümsedi. Gerçekten gülümsemek istemişti çünkü. Tavrında hem karşısındaki cadının iyi niyetine karşılık bir parça samimiyet, hem de az önceki davranışlarının neden olduğu bir mahcubiyet hakimdi. Tüm bunların, ruhunu kavuran önyargılarca kaplanmaması için çaba harcıyordu o an. Zira genç büyücü ikizi ve takım arkadaşları dışında kimseye güvenmezdi, ruhunu yeterince kişiye açtığını düşünürdü. Pia'ya güveniyor muydu, bu soruyu cevaplayamazdı. Çünkü henüz güvenini kazanacağı bir şey yapmamıştı genç cadı. Ama ona baktığı zaman ciddi anlamda şüphelenmesine neden olacak bir şey de görmüyordu. Dikkatliydi o ve tavırlarıyla ilgili konularda. Bunu bir alışkanlık haline getiren zihni belli etmeden açıklar arıyordu. Bu şekild açık aramanın hissettirdiği güvensizlik ve hüzün ile, bir açık bulamamanın yaşattığı sevinç çatışıyordu büyücünün içinde.

Yavaşça hareketlenerek kayadan kalktı. "Hadi, gidelim." Neredeyse hiç konuşmadan İhtiyaç Odası'na vardılar. Koridorun ortasında, kapının bulunduğu yerin önüne gelince, aynı düşünceyi aklından geçirdi. "Ravenclaw için kutlama partisi yapacak bir yere ihtiyacım var." Kapı yavaşça önünde belirdi. Kapıyı ittiği zaman, gördüğü manzara karşısında bir anlığına şaşkınlığa uğradı. Kapının açık olmasına rağmen, dışarıya en ufak bir ses gelmiyordu. Oysa gördüğü manzara tam bir partiydi. Kesinlikle gürültülü olmalıydı. Loş ortamda yanıp sönen ışıklar, arada kocaman "KAZANDIK!" pankartına çarpıyordu. Gülümsedi. İkizi gerçekten de iyi iş çıkartmıştı görünüşe bakılırsa. İçeri doğru ilerledi.

Kapıdan geçer geçmez, kendisini çevreleyen ortamın sıcaklığıyla ısındı. Sesin dışarı çıkmasını engelleyen büyünün sınırlarından içeri girmişti, artık her şeyi duyabiliyordu. Hala yanında mı diye bakmak için Pia'ya dönmeye yeltendi, ama ikizinin sesi onu bundan alıkoydu. "Evet, kesinlikle şahane olmuş." İkizinin kahkahasına karşılık verdi. Sonra kulağına doğru eğilerek konuştu. "Pia'yla konuşup ona durumumu anlatmalısın." Bunu söyledikten sonra ikizinin meraklı bakışı karşısında açıkladı. "Biliyorsun, ben ve Irené. Aklım sürekli onda. Bu yüzden Pia'ya ilgisiz davrandım sanırım."

Dudaklarını, söylemek istediği başka bir şey varmış gibi onun kulağından uzaklaştırmamıştı. Konuşmaya devam etti. "Neyse, bundan sonra bahsederiz. Parti gerçekten şahane. Ufak bir açılış konuşması yaptın mı? Eğer yapmadıysan, şu an tam zamanı." Geri çekilerek ikizine baktı ve gülümsedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Myra Frances Meadows

MitolojiMitoloji
Myra Frances Meadows



Mücadele Tarafı : Renegade

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyPerş. Haz. 03, 2010 2:33 pm

[1. tekil]


Son zamanlarda her şeyin dışında kaldığımın farkındaydım ama bunu düşünerek zaman öldürmek bana göre değildi. Kütüphaneden aldığım iki kitapla okulun koridorlarında dolaşıyor, ve okumak için sessiz bir sınıf arıyordum. Kitap okuma alışkanlığım pek olmadığı için boş bir sınıfa girip kendimi kitaplarla boğmanın farklı bir deneyim olacağının farkındaydım ama aynı zamanda farklılık arayışındaydım.

İkinci kat koridoruna saptığımda yanımdan geçen iki Hufflepufflının bir maç hakkında konuştuğunu duydum ve benim binamın adı da geçiyordu. Quidditch! Hiç bir zaman ilgi duymadığım başka bir şey daha! Oynamasını değil izlemesini dahi kaldıramıyordum. Bana göre çok hızlı ve baş döndürücüydü, kısacası benim hayatımda o kadar aksiyona dahi yer yoktu. Oynayanlar ve izleyen hakkında kötü şeyler düşünmüyordum, onlar sadece benim gerçekten yapamadığım bir şeyi yapıyorlardı. O kadar. Henüz koridorun sonuna gelememiştim ki iki Ravenclawlunun dördüncü kata çıkan bir kestirmeye hızlıca daldıklarını gördüm. Hatta o kadar hızlılardı ki girdikleri taş sütun kapanırken yanından geçmeseydim, onları herhangi bir Hogwarts hayaletiyle karıştırabilirdim. Aklıma ilk gelen şey, benim dışında herkesin bir telaşı olduğuydu.

Ne var ki sadece bir kaç saniye sonra dağılan Sihir Tarihi sınıfından bir öbek Ravenclawlu gereksiz hızlı bulduğum bir tempoyla yanımdan geçtiler. Cüppemin yarattıkları rüzgardan ince bir yaprakmışçasına geriye doğru savrulduğunu hissettim. Tüm bu koşuşturmacaların üzerine aklıma ilk gelen şey ortak salonda yangın çıkmış olma ihtimaliydi. Tabi binadakiler de yangının ardından yağmalamaya gidiyor değillerdi. Tam bugün bana tuhaf gelen şeyler hakkında düşünmemeye karar vermiştim ki koridorun sonundaki kızlar tuvaletinden çıkan birinci sınıfın yanımdan, tuvaletten bir şey çalmışcasına geçmesi az önceki düşüncelerime noktayı koydu ve kızın arkasına belli etmeme kaygısı dahi gütmeksizin yürümeye başladım. Ne var ki ona yetişip soru sorma hakkını bana tanımıyor, ben hızlandıkça o koşarcasına ilerliyordu. Önümdeki kızın uçacağından korkmasam yakalamak için depar atabilirdim. Tüm bu Ravenclawlular nereye koşuyordu! Ve ben kesinlikle ortak salonu sadece yatakhanelere çıkmak için kullanmamalıydım artık.

Önümdeki birinci sınıfı dördüncü katın koridoruna kadar takip ettim ama artık takip ettiğim tek Ravenclawlu o değilmiş gibi hissediyordum ve hatta bazen arkamdaki tanıdık simalara bakıp takip ediliyormuş gibi de.. Gerçi ileride bir yerde bir terslik vardı, bunu hissedebiliyordum ama henüz açıklayamıyordum. Kalabalık yavaş yavaş diniyordu, sanki önümdekileri koridorun ortasındaki görünmez bir canavar teker teker avlıyordu. Tek bilmek istediğim tüm o aynı binada olduğum insanların nereye kaybolduklarıydı!

Yanımda büyük mavi-gri bir kapı duruyordu. Daha önce de orada mıydı?! Anlaşılan bunu tek sorgulayan bendim; çünkü benim bir koridor gerimdeki Ravenclawlu yanımdan hızlıca geçerek kapıdan içeri girmişti. Daha fazla vakit kaybetmeye zamanım yoktu ve ardından düşünmeksizin ben de içeri girdim.

Girdiğime değmiş gibi görünüyordu. Daha önce ortak salonda dahi bu denli büyük bir Ravenclawlu topluluğu görmemiştim. Dahası o kadar büyük bardaklarda da kaymak birası görmemiştim. Bu gün sanırım Quidditchin bir işe yaradığını düşündüğüm ilk gündü. Kapıların ben girdikten sonra kapatıldığını işittim, sanırım bunun anlamı o an tüm bina, tüm sınıflarıyla oradaydı ve Daha önce fark etmediğim bu oda bir binayı kaldırabilecek kadar büyüktü, inanılmazdı. Elimdeki kitapları bir daha almayı ümit ederek ilk bulduğum masamsı yükseltiye bıraktım. Gözlerim kutlamayı tararken ilk kaymak birasını kucaklamıştım bile.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aretha Chanéll Vigoureux

GezginGezgin
Aretha Chanéll Vigoureux



Mücadele Tarafı : İpucu verim; Güneşi Gördüm :D
Rp Sevgilisi : Cık .p
Kan Durumu : Saf Kan
Patronus : Jaguar

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyPerş. Haz. 03, 2010 4:03 pm

Ups, anlaşılan tüm bina buradaydı. Gülümseyerek aralarına daldım. Bir ateş viskisi kapıp salonun en güzel köşesinde bulunmakta olan şöminenin yanına doğru ilerledim. Viski ve şömine, birbirlerini tamamen tamamlayan iki ayrı fantezi. Viskimi höpürdetirken gözlerim Nymph, Anita, Bradley ve Alandra’yı aradı. Onca kalabalığın içerisinde hiç birini göremiyordum. Homurdanarak şöminenin yanındaki pencereye kaydı gözlerim. Yağmur damlalarının oluşturduğu buğular dışarının görünmesine engel oluyordu. Boşta olan elimle camı hafifçe silerken diğer elimde tutmakta olduğum viskiden birkaç damla yere dökmüştüm. Hayy aksi, lanet olası sakarlığım her zaman olduğu yine iş başındaydı. Kafamı yerden kaldırıp etrafı süzdüm, kimsenin bana bakmadığından emin olduktan sonra ayakkabılarımla üzerini silerek, lekeyi geçireceğime daha da belirginleştirmiştim. Ama bir önemi yoktu ki zaten. Bu oda hep değişiyordu zaten. Gözlerimi yerden kaldırarak pencereye doğru çevirdim başımı. Yağmur. Yağmur bana her zaman huzuru hatırlatırdı. İnsanların çoğu yağmur başladığında tabana kuvvet kaçarlar, ben ise aksine tabana kuvvet ona koşardım küçüklüğümden beri. Sıkılmaya başlamıştım, çevremde tanıdıklarım yoktu. Etrafımdakiler sadece ismen tanıdığım kişilerdi. Gözlerim birden ellerinde kitaplarla salona giren Marlene’ye çarptı. Onu gördüğüme şaşırmıştım, uzun bir süredir soyutlamıştı kendini bizlerden. Yatakhane ve derslikler dışında aylardır kızın yüzünü görmüyordum. Beklide bana denk geliyordu. Kız kitaplarını yanımda durmakta olan yüksek bir masaya bıraktı ve kaymak birası almak için diğer tarafa yöneldi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/aretha-eudemoise
Abigail Mackenna

VII. SınıfVII. Sınıf
Abigail Mackenna



Mücadele Tarafı : Nötr.
Rp Sevgilisi : -
Kan Durumu : Safkan.
Patronus : Beyaz Kaplan.

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyPerş. Haz. 03, 2010 10:49 pm

‘’ Inara o parfümü yanımda sıkmayı aklından bile geçirme.’’ Çoktan atağa geçmiştim bile. Evet lanet olası baharat... Alerjim vardı işte, ne yapabilirdim, Inara’nın meşhur baharatlı kokusu yüzünden parti günü bir kriz geçirmek felaket olurdu doğrusu. O kadar çok korkmuştum ki ellerimle elimi yüzüme doğru tutarak koruma kalkanı yapmaya çalışıyordum. Inara rahatsız olduğumu anlamış olacak ki anında parfümü aldığı yere koydu korkarak. ‘’Ops! İyisin tatlım öyle değil mi?’’ Birden sesi bütün ortak salonda yankılanmıştı adeta. Hafifce başımı salladım ne var ki henüz sıkmamıştı. Hafifce öksürdüm ve daha sonra aynaya doğru yöneldim makyajımı kontrol etmek için, ne var ki akmamıştı ve bende normaldim. Inara rahatlamış gülümsemesi yüzüne yayılmıştı. ‘’ Tamam, bir şeyim yok.’’ Dedim belime kadar uzanan uzun saçlarımın bukleleriyle oynarken. Hafifce geriye doğru gittim, ayna o kadar büyüktü ki kendimi tam anlamıyla boydan görmek değil, tavan dahil görebiliyordum. Mini kırmızı ipek elbisem ve altına giydiğim topuklu yazlık, siyah ayakkabılarımın uyumu beni rahatlattı. Sarı saçlarım’da aynı uyumdaydı. Saçıma herhangi bir süs takıştırmayı istememiştim. Siyah inci kolyem adeta parlıyordu. Hazır sayılırdım. Tam bir 7. sınıf olmuştum işte... ‘’Senin bacakların ne kadar hoşmuş öyle!’’ Sesin geldiği yöne, yani arkama döndüğümde sesin geldiği kişiye, Ville’ye alaycı bir bakış attım. O da aynaya yaklaştı ve mavi gömleğinin ütüsüne bir süre sövdükten sonra aynayı tekrar bana bırakmaya karar verdi. ‘’ Dude! Boşversene bu saatten sonra uğraşmayalım.’’
‘’Asamı yatakhaneden almaya üşeniyorum kızlar.’’
‘’Boşver işte fena değilsin.’’

Aramızda geçen kısa bir diologdan sonra komidinin üzerinde duran parfüm şişesini kavradım ve bayıcı olmayacak şekilde tenimle buluşturdum. Rujumu tazelememe gerek yoktu ne var ki kalıcı makyaj yaptığımı hatırlamıştım, bu gece rahat edecektim yani. Siyah el çantamı’da koltuğun üzerinden aldıktan sonra beni bekleyen sevgili arkadaşlarım Inara ve Ville’yle beraber ortak salondan çıktık. İhtiyaç odasına doğru ilerliyorduk. Etrafta kimsecikler yok gibiydi. Ortak salonda bizden başka bir kaç kişi henüz hazırlanamamıştı belli ki. Gelmeyecekler’de olabilirdi belki. Oraya gittiğimizde eğleneceğimizi umuyorduk hepimiz. Burnuma gelen alkol kokusuyla beraber Villie’ye dönmem bir olmuştu. Burnumu çekişimden anlamıştı kokuyu aldığımı.

‘’Ville!’’
‘’Hey sadece 1 kadeh içtim.’’
‘’Hep beraber başlayacağımızı umuyordum!’’
‘’Özür dilerim Lori, tutamadım kendimi işte.’’
‘’Lori takma tatlım, bunu hep yapıyor.’’ Son noktayı Inara koymuştu. Ville ise susmayı tercih etmişti, her zaman olduğu gibi.

Kavga dövüş derken 4. kata geldiklerini uzun bir sesslik anında farketmiştik . İhtiyaç odasının belirmesini beklediler. Doğal olarak aklımızdan o güzel şeyler geçiyordu, kısa bir düşünme anından sonra kapı belirdi. Etrafta yabancı birilerinin olup olmadığını kontrol ettikten sonra içeriye girdik. Inara sevgilisinin yanına koşmuştu, Ville kızların yanına... Ben her zaman olduğu gibi yanlızdım. Bir kaç kişiye selam çaktıktan sonra yanlız bir köşe buldum kendime. Görkemli masanın üzerinde bulunan bir içkiyi aldım, bir kaç yudumdan sonra vişe vodka olduğunu anlamam geç olmadı, hoştu işte, maksat içecektim, bakalım eğlenebilecek miydim bu gece. Her ne kadar yavaş başlamış olsamda umuyordum bunu. Ravenclaw’a ait simgeleri görmek beni mutlu etmişti, her şey olumluydu ve disko tarzında insanı dans etmeye sürükleyen güzel müzik benim oturduğum loş yerden pek de davetkar gelmiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/karakter-karty-f86/carmina-
Stanley Beljean

VII. SınıfVII. Sınıf
Stanley Beljean



Mücadele Tarafı : Fıratizm ~
Kan Durumu : Akışkan.
Patronus : Mamut.

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyPerş. Haz. 03, 2010 10:57 pm

“Ah, lanet olsun velet! Neden önüne bakmazsın?” Ravenclaw ortak salonunu inleten sesini dizginleyememişti. Ateş saçan gözlerle ikinci sınıf bir çocuğa bakıyor ve ona nasıl işkence edeceğini düşünüyordu. Tabiî ki işkence etmeyecekti, sadece ufak çapta kızgınlık dalgası bedenini yokluyordu. Ürkek bakışlara gözünü ayırmadan baktığından olsa gerek çocuk titremeye başlamıştı. Bakışlarını biraz daha yumuşattı ve sakinleşmeye çalışan bir ses tonuyla sordu. “Tamam, titreme ve hiçbir şekilde hareket etme. Dizimin acısının intikamı daha sonra olacak. Şimdi, neden böyle dikkatsizsin?” Ellerini göğsünün hizasında bağlamış, sırtını ortak salonun buz gibi duvarına yaslamıştı. Rahat tavırlarıyla karşısındaki çocuğu rahatlatacağını umuyordu. Başarılı olmuş gibi görünmese de çocuk iki-üç kere yutkunduktan sonra konuşmaya başladı. “Şey, Bradley ağabey dedi ki İhtiyaç Odası’na gidin ve bundan Ravenclawlılar hariç kimseye bahsetmeyin. Tüm bina orada olacakmış, parti gibi bir şey olacak sanırım.” Çocuk, kafasına takılan şeyi soru olarak sormamış, bunun yerine yüzünü kırıştırarak söylemeyi tercih etmişti. Sinsi bir gülümsemenin suratına yayıldığını hissediyordu. Bir parti olacaktı, burası kesindi ve Stanley, partinin Quidditch maçıyla alakalı olduğuna dair büyük bir iddiaya girebilirdi. Sonuçta maç, Snitch yakalanmadan bitmiş ve Ravenclawlıların zaferi olmuştu. *Ah, işte buna katılmalıyım.* Düşüncesi beyin kıvrımından geçerken küçük çocuğa ‘toz ol’ anlamına gelen bir bakış fırlattı. Çocuk itaatkâr bir şekilde emredileni yerine getirmişti. Birilerinden büyük olmayı seviyordu, Stanley için büyük olmak ayrı bir zevk kaynağıydı. Yedinci sınıfa geçtiği yıl, mükemmel bir yıl olacağa benziyordu.

Ortak salonu terk ettiğinden beri ayakları çabucak yolunu bulmuştu. Dördüncü kat koridorundaydı ve İhtiyaç Odası’nın nerede olduğunu biliyordu. Düşünmesi gereken tek şeyi üç kere tekrarladığında kapı, onu içeriye almak için açılacaktı. Gülümsedi. Odanın kapısının önünde
*Ravenclaw için kutlama yapacak bir odaya ihtiyacım var.* cümlesini aklından üç kere geçirdi. Oda, kendine itaat ettiğinde suratında beliren sinsi gülümseme belirgin hâle geldi. Bu odayı seviyordu, her zaman için iyi bir yerdi ve en önemlisi düşünce ile şekil alıyordu. Kapıdan içeriye girdiğinde neredeyse tüm binanın içeride olduğunu görünce şaşırdı. Bu kadar çok kişinin parti yapmak için bir araya geleceğini tahmin bile etmiyordu. Görünen o ki bütün Ravenclaw’lar parti çocuğuydu. Küçükten büyüğe herkes gelmişti ve herkes maçı kutluyordu. Gözleri tavana doğru kayınca en büyük Ravenclaw ambleminin hemen altında kocaman harflerle kazandık yazıyordu. Quidditch’i severdi, ama ilgilendiğini söyleyemezdi. Büyücü kesiminden herkesin ilgilendiği bu spora sırf yükseklik korkusu olduğu için bir türlü ısınamamıştı.

Derince iç çekti ve diğerleriyle konuşabileceği ortak konu hakkında pek de bir şey bilmediğini anladı. Maçlara giderdi, hatta izlerken eğlenirdi ama bu spora gönülden bağlanmayı bir türlü anlamıyordu. Vuruculara dahası Arayıcılara hayrandı. Kendi çift elle süpürgesine hâkim olamazken onlar, yeri geldiğinde iki elini de serbest bırakarak uçuyorlardı. Hiçbir zaman, onların uçtuğunun yarısı kadar bile uçamayacağını biliyordu. Bunu bir eksiklik gibi hissetmese de şu anda öyle hissediyor olması partinin suçuydu. Gözleri partidekileri tararken birden fal taşı gibi açıldı. Kaymak birası bardaklarının boyutlarını görünce sadece iki bardağının bile sarhoş etmekten beter edeceğini anlamıştı. Hiç düşünmeden bir bardak kaptı ve tam o sırada yanında Marlene de belirmişti. Samimi bir şekilde gülümsedi.
“Bira bardakları senin de aklını çeldi, değil mi Marlene?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/stanley-beljean-
Myra Frances Meadows

MitolojiMitoloji
Myra Frances Meadows



Mücadele Tarafı : Renegade

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyCuma Haz. 04, 2010 12:00 am

[1. Tekil]

Kendi ismimi işittiğimde kiminle karşılaşacağımı çok iyi biliyordum çünkü Stanley'in kaymak birası gibi iç ısıtıcı olan karakteristik ses tonunu tanımak zor değildi. En azından benim için. Başımı sesin geldiği yöne çevirdim ve Stanley'in düşündüğümden de yakında olduğunu fark ettim. Sadece benimle konuşurken mi böyle gülümsüyordu bilmiyorum ama onun bu şekilde gülümsemesi benim özgüven patlaması yaşamama neden oluyordu. Stanley'in elindeki bardağa baktım ve ikimizin de gecenin tadını çıkarma şeklimizin ortak olduğunu anlayınca " Bira bardakları ve ağızlarına kadar dolu olmaları tamamen aklımı çeldi. Hatta aklımı bir kenarda bırakıp geldim ki bu kadar şeyi bir oturumda içebileyim. " diye cevap verdim; fakat bencil bir cevap olduğunu düşünerek hemen düzeltip " İçebilelim. " dedim. Bira bardağını tereddüt etmeden havaya Stanley'e doğru kaldırdım.

"Bence içebileceğimiz bir şey varsa bugüne dair, o da bu odanın bir bina dolusu insanı ağırlayabilmesidir." dedim ve bunu söylerken ciddiydim. Çünkü geldiğimden beri belki de en çok bunun üzerine düşünmüştüm; fakat hemen ardından içinden çıkamadığım konuları Stanley'e açmak hem anlamsız gelmişti hem de beni biraz utandırmıştı. Odanın kaç yüz kişi aldığından kime neydi ki? Önemli olan kaymak biralarının büyüklüğüydü bir yerde. Çok konuştuğumu düşünmeme rağmen Stanley'den gözlerimi ayırmayarak " Söyle bakalım sen bu gece Quidditch maçı dışında başka neye içerdin?" diye sordum. Bu hem benim saçma nedenimin üstünü örtebilirdi, hem de Stanley'in cevabını merak etmiyor değildim.

Odada tanımadığım Ravenclawluların (genellikle küçük sınıflar) yaptığı kalabalık nedeniyle tanıdıklarımı göremiyordum, dahası gördüklerime seslenecek vakit bulamadan yine gözden kayboluyorlardı. Bu yüzden odada olduğum yerde durmaya karar verdim. Belki sadece beni fark etmeyebilirlerdi ama Stanley'le iki kişiydik ve fark edilmek biraz öncekine nispeten daha kolay bir hale gelmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymph Xénia Blythe

GezginGezgin
Nymph Xénia Blythe



Mücadele Tarafı : Well, you can tell jesus that the bitch is back.
Rp Sevgilisi : Pisicik (Jan Andrew Vogué)
Kan Durumu : Pureblood
Patronus : Hawk

Parti Başlasın - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Parti Başlasın   Parti Başlasın - Sayfa 2 EmptyCuma Haz. 04, 2010 9:20 pm

Bu güzel anı kaçırmak istemedim. Parti harika başlamıştı. Eğlence doruk noktalarına ulaşacaktı. Gecenin sonunda yapacağım süprizse herkesi şaşırtacaktı. Gerçi bunun için daha çok bekleyeceklerdi; ama bne şimdiden heyecanlanmıştım. Birkaç defa etrafıma baktım. Bu kalabalığı bir anda toplayabildiğime şaşıyordum. Sylvia tepemden insanları izliyor ve kusurlarını bularak kahkahalar atıyordu. Lilith başka bir yandan bana ' Çok kalabalık oldu. Bu oda biraz genişlemeli. ' diye tehlikeyi haber verdi. Bunun imkansız olduğunu düşünürken İhtiyaç Odası beni şaşırtarak duvarlarını kıpırdattı. Sessiz sedasız geri çekilen duvarlar insanlara daha çok yer açtı. Bir kısmı bunu farketse de çoğunluk eğlencelerinden hiçbir şey anlamamıştı. Büyük bir gülümsemeyle insanlara baktım. İhtiyaç odasının en köşesinde duran yüksek sahne dikkatimi çekti. Hemen oraya giderek yukarı tırmandım. Havada şarkı çalan müzik aletleri hemen yanlara savruldu. Saksafon hafif bir mırıltıyla insanları uyardı. Herkesin susmasını ve bana dönmesini izledim.

O an gerçekten çok heyecanlıydım. Topluluk karşısında lider olmaya alışkın değildim. Genelde başıma buyruk takılırdım; ama fikirlerimi herkes sevdiğinden bana eşlik ederlerdi. İş birliği politikam olmuştu. Gülümsemeye çalışsamda insanların bakışlarını hissettim. Bir an ne diyeceğimi iyice şaşırmıştım. Sonunda ikizimin bakışlarıyla karşılaştım. Brad'in bana bu güven veren bakışları hoşuma gitmişti. Cesaretimi toplayarak ' Lanet olsun kazandık! ' diye bağırdım. Bütün Ravenclaw halkı ıslıklar çalmaya başladı. Elime geçen mikrafonla beraber sahnede birkaç defa turladım. O an müzik aletleri çalmaya devam ediyordu. Grup deneyimimden alıştığım solistliği yapmak için mikrafonu atıp tutuyordum. İnsanlar elektronun zevkiyle kendinden geçmişti. İkizim bana bakıp gülümsüyordu. O anı asla unutmayacağım. Sarı saçlarımı geriye atarak şarkıya başladım.

' It's my world.
I'm a Ravenclaw!
I want to carry off the bays,
Because, We are the best class. '


Şarkı bittiğinde sahneden kaçarcasına atladım. Ravenclaw'luların eğlencesi arasına karışmak benim için daha iyiydi. Konuşma yapmak yerine şarkı söylemenin daha iyi olduğunu düşünmesem bu işe asla yeltenmezdim. Hızla ilerlerken köşede Pia'yı gördüm. Aklıma ikizimin dediklleri geldi. Irené'i düşünmekten Pia'yı çok kırmış olmalşıydı. Kendi düzeltemeyeceği için bana gelmişti. Bu durum hem hoşuma gitmiş, hem de onun adına üzülmüştüm. Kimseyi kırmak istemediğini çok iyi biliyordum; ama bu sıralar o dağınık kafası hiçbir şeyi almıyordu. Kızın yanına yaklaştığımda buğday teni ışıktan yansıdı. Gerçekten çok hoş bir teni olduğunu düşünmeden edemedim. Benim süt beyazı tenimin yanında çok güzel duruyordu. Kafamdan bunu silmeye çabalarken gülümseyerek ' Selam. Parti iyi ha? ' diye sordum. Kız gülümseyerek cevap vermek üzereydi; ama benim gene dangalaklığım tutup onu bekleyemedim. Bir an önce bu ikizim konusunu halletmek istiyordum. Bu yüzden hemen ' Bak Pia bizim kaskafa son zamanlarda aklına hakim olamıyor. Her gördüğümde saf saf etrafda, ne desem dinlemiyor. Laf aramızda aşık olmuş sanırım. Gerçi Brad ne anlar ya aşktan; neyse alınma bu hallerine. ' diye devam ettim. İkizim bunları direk söylediğim için bana kızacaktı; ama umrumda değildi. Pia anlayışlı kızdı ve onu severdim. Bir şeyleri bilmesinde hiçbir sorun yoktu. Gülümseyerek cevabını bekledim. Aslında vereceği bir cevap olup olmadığından bile emin değildim; ama oradan hemen gitmek istemiyordum. Biraz bu hatunla vakit geçirmek hoş olurdu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Parti Başlasın

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki

 Similar topics

-
» ~ Parti Evi
» Maskeli Parti

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-