AnasayfaAnasayfa  Latest imagesLatest images  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm












Paylaş
 

 Sürtüşme

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Claire Trisha Bullock

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Claire Trisha Bullock



Mücadele Tarafı : Karanlık Taraf
Rp Sevgilisi : Oha! Bir sürü var gibi xD
Kan Durumu : Safkan
Patronus : ' Yarasa '

Sürtüşme Empty
MesajKonu: Sürtüşme   Sürtüşme EmptySalı Tem. 13, 2010 7:08 pm

Kişiler: Claire Trisha Bullock, Valeria Scotfield

Zaman: Akşam üzeri...

Kurgu: Birbirinden hiç hoşlanmayan iki seherbazın karşılaşması ve gelişen olaylar...


En son Claire Trisha Bullock tarafından Salı Tem. 13, 2010 8:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/claire-trisha-bu
Claire Trisha Bullock

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Claire Trisha Bullock



Mücadele Tarafı : Karanlık Taraf
Rp Sevgilisi : Oha! Bir sürü var gibi xD
Kan Durumu : Safkan
Patronus : ' Yarasa '

Sürtüşme Empty
MesajKonu: Geri: Sürtüşme   Sürtüşme EmptySalı Tem. 13, 2010 7:13 pm

Claire bakanlıktan hışımla ayrılmıştı. Şimdi Old Gween Parkı'nın üzerine çöken karanlıktan sıyrılıp, hızlandırdığı adımları ile parkın en ücra köşesindeki ağaçlık alanı aşındırıyor ve tüm bedenini saran öfkenin dinmesi bekliyordu. Julian'la aralarında geçen aptal konuşmalar -ki sonuçları ne olursa olsun genç cadı için tatminkar olmuştu- sinirlerini germişti iyiden iyiye. Sanki daha fazlasına gerek varmış gibi! O iyilik budalası herifin beyninden geçen şeyleri anlayabiliyordu genç cadı. Claire konusunda tereddütleri vardı şüphesiz. Genç cadının ne olduğuna karar veremiyor gibiydi sanki. 'Çok erken.' Evet, tüm planlarını yere serebilirdi, Julian'ın şüpheleri -eğer peşlerine düşerse tabi. Ama genç adam pimpirikli biriydi ve muhtamelen, ne kadar kapadığını söyleye de, konunun peşini bırakmayacaktı. 'Lanet herif.' Genç cadı tiksintiyle fısıldadı. Neden açık vermişti ki sanki? Hayır, düşmanları hafife alınacak kadar aptal değilllerdi elbette. Bunu nasıl görmezden gelebilmişti? Genç cadı aptallığına lanetler yağdırırken, o geceyi hayalinde şekillendirmeye başlamıştı. Seherbazların kaçınılmaz galibiyeti hüküm sürmüştü düellolarda. Genç cadının gözüne, tüm o karmaşadan uzakta bir yerlerde gizlenmeye çalışan o budala herif takılmıştı. Zaferin hoşnutluğuyla mekanı gezinen seherbazların arasından sıyrılıp, adama yönelmişti genç cadı. Öfkesi asasıyla buluşmuş ve budala herifin çığlıklar içinde havada süzülen bedeninde hayat bulmuştu. Ve bir süre iştahla izledikten sonra istemeyerekte olsa, durmuştu. Ne de olsa bir seherbazdı ve açığa çıkmak için daha çok erkendi. Her zaman iyi bir oyuncu olmanın nimetlerinden yararlanmıştı o gece. Zemine hızla düşen bedene yaklaşıp, ölümyiyen muamelesi yapmıştı bilinçsiz herife. Seherbazların şaşkın bakışlarına, boş bakışlarla cevap vermiş ve içlerinden biri adamın ölümyiyen olmadığını açıkladığında, yapmacıklıktan oldukça uzak bir hayret ve üzüntüyle hatasını telafi etmeye çalışmıştı. Anlamış mıydı acaba hepsi? Aklını kemiren bu düşünceyi kolaylıkla geçiştirdi genç cadı. Elbette anlamış olamazlardı. Sadece ikileme düşmüş ve ihtimal vermemişlerdi bu olasılığa. 'Aptallar...' Yasak lanetin hedefi olmak o ispiyoncu pisliğin aklının ucundan nasıl geçmediyse, başarılı bir seherbazın kötü olma ihtimali, bürodakilerin düşünmekten kaçındıkları bir şeydi. Çünkü, o muazzam egolarını yerler bir ederdi bu. Böyle bir leke temizlenemezdi. Kötülüğün bakanlığa dokunduğunu görmeyi göze alamıyordı şüphesiz. Ama karanlık, çoktan sızmıştı bu sihirli duvarlardan... 'Herneyse.' Ayaklarının git gide artan sızısını daha fazla göz ardı edemeyeceğini fark edince, duraksadı. Gözüne çarpan yaşlı bir çınarın dibine attı bedenini. Duygusuzluğu çehresine takılı kalmıştı sanki. Her zaman soğuk olan tavırları şimdi buz gibiydi. Gecelerdir uyuyamamasının da pek faydası dokunduğu söylenemezdi elbette. Tüm benliğini saran hissizlik donuklaşan gözlerinde hayat buluyordu sanki… Genç kadın düşüncelerini dağıtan ayak seslerine yoğunlaştı. Biri geliyordu... Karanlığın gizinden sıyrılan adama dikkatle inceledi. Claire'ın bakanlıkta beraber çalışmaya tahammül etmek zorunda kaldığı gerzek seherbaz Valeria Scotfield, az ilerde durup genç cadıya 'Merhaba.' demişti. Claire yüzüne şeytanca bir gülümseme yayılmaya başlarken, alaycılığın hüküm sürdüğü bir tınıyla araladı dudaklarını. 'Vay vay vay! Julian'ın itaatkar köpeği, zincirlerini koparıp dışarı çıkmış.' Keyifli bir kahkaha koyverdikten sonra devam etti konuşmaya. 'Sana da merhaba Valeria. Bu onuru neye borçluyum acaba?' Kısa bir duraksamanın ardından, en masum ifadesini takınıp tamamladı cümlesini. 'Durup dururken yanıma gelmezsin normalde. Eğer burdaysan bir sebebi olmalı değil mi? Yoksa sadece canını sıkmamı istediğin için mi geldin? Beni eğlendirmek ikinci işin oldu sanırım tatlım. Tabi öncelik tasmalarını tutan Julian'da.' Pis pis sırıtmaya başladı Claire. Ve alacağı tepkiyi beklemeye koyuldu heyecanla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/claire-trisha-bu
Valeria Scotfield

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Valeria Scotfield



Mücadele Tarafı : Z.A.Y.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Anka Kuşu

Sürtüşme Empty
MesajKonu: Geri: Sürtüşme   Sürtüşme EmptyPerş. Tem. 15, 2010 11:42 am

Old Gween Parkı. Bir nedenden ötürü buraya gelmeyi sevmiyordu. Sadece şimdi değil. Genel anlamda hiç buraya gelmezdi zoraki görevler dışında. Ama bu sefer farklıydı. Durumlar karmaşıktı. Taşlı ve boş sokak boyunca yürüyordu. Çıkan tek ses rüzgarın uğultusu ve Valeria'nın ayakkabısından çıkan tıkırtı. Rüzgar saçlarını dağıtıyordu. Gözlerinin önüne geliyordu ve artık Valeria eli bir tutam saçı kafasına yapıştırmaya çalışıyordu. Dakikalar geçmek bilmiyordu. Bir yandan acele etmek istemiyordu. O kızın yüzünü beş saniye bile geç görmesi yeterdi onun için. Ama diğer bir yanı acele etmesini bu karşılaşmanın kısa sürmesini istiyordu. Ama elbette bu düşünceler aklından şimşek hızıyla geçerken sanki ayaklarına vurmuş gibi kendini hemen Old Gween Parkında bulmuştu. İşte aranan şahıs orada oturuyordu. Neden onunla konuşmak istiyordu anlamıyordu. Normal şartlarda ikiside birbirinden nefret ederlerdi. Genç ve sorumsuz cadı her zaman başına iş açar, açığa alınma korkusu yaşar. Belki de yaşamaz. Nede olsa hayatta heyacanı seven biri. Sanki yaptığı iş yeteri kadar heyecenlı değilmiş gibi.

Tam bir adım daha atacaktı ki vazgeçti. Daha fazla yaklaşmak istemiyordu. Tek seferlikte olsa ona bu kadar yakın olmak yetiyordu. Sakin olmaya çalışarak en tatlı ses tonuyla 'Merhaba' dedi. Claire yüzünü Valeria'ya çevirdi. Suratında Valera'nın her zaman tiksindiği o şeytanca gülümseme vardı. Bu kızın aydınlık tarafta olduğuna inanmak o kadar güçtü ki. Ama işte seherbazdı ve karanlık tarafa itaat etmezdi. Yani Valera'nın bildiği hiçbir seherbaz bunu yazpmazdı. Kız konuşmaya başlayınca sesi o akşamki hava kadar soğuktu. Ve alaycı. 'Vay vay vay! Julian'ın itaatkar köpeği, zincirlerini koparıp dışarı çıkmış.' Sonra tüm havayı yaracak derecede tiz bir sesle kahkaha attı. Genç cadı bu durumdan iğreniyordu. Belliydi bu. 'Sana da merhaba Valeria. Bu onuru neye borçluyum acaba?' Sonra en masum surat ifadesini takındı. Artık ne kadar masum olabilirse. 'Durup dururken yanıma gelmezsin normalde. Eğer burdaysan bir sebebi olmalı değil mi? Yoksa sadece canını sıkmamı istediğin için mi geldin? Beni eğlendirmek ikinci işin oldu sanırım tatlım. Tabi öncelik tasmalarını tutan Julian'da.' Tüm bu konuşma sırasında sessizliğini korumaya çalışıyordu. Bu kız kendini ne zannediyordu. Julian'ın itaatkar köpeği de neydi? Nefes alışlarının kesik ve hızlı olduğunu farketti. Sinirleniyordu. Süper bu kız şimdi de onu sinirlendirmeyi başarmıştı. Arkasını döndü. Başını gökyüzüne doğru kaldırdı ve derin bir nefes aldı. Hayır bu kıızn sinirlerini bozmasına izin vermeyecekti. En azından onun yanında bunu belli etmeyecekti. Claire'e doğru döndü. Yüznde en az onunki kadar şeytansı bir gülümseme ve sesini de onunki kadar alaycı çıkarmaya dikkat ederek ' Evet haklısın kolay kolay senle konuşmam. Tek konuştuğum zamanlar senin işlerin içine ettiğin zamanlar. Tıpki şimdi olduğu gibi. Biliyor musun neden senin kovulmadığını anlıyorum. Sana göre benim sahibim olan Julian'ın neden böyle bir şeyi yaptığını anlıyorum. Senin yüzüne karşı ne dedi bilmiyorum. Aa gerçek şu ki iyi bir seherbaz olduğun için bu meslekte kalmadın. Daha çok sürünmek için bu meslektesin hala. Umarım azkabanı boylarsın.' Tüm bu söylediklerine rağmen Claire hala sevimsiz bir şekilde sırıtıyordu. Artık daha fazla dayanamadı Valeria. Sesini giderek yükseltmeye başladı. 'Ne halt etmeye elimizdeki tek tanığımızı St. Mungo'ya yollarsın.' Sessizce ve nefes nefese kalarak Claire'ın yüzüne bakıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/valeria-judith-m
Claire Trisha Bullock

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Claire Trisha Bullock



Mücadele Tarafı : Karanlık Taraf
Rp Sevgilisi : Oha! Bir sürü var gibi xD
Kan Durumu : Safkan
Patronus : ' Yarasa '

Sürtüşme Empty
MesajKonu: Geri: Sürtüşme   Sürtüşme EmptyPerş. Tem. 15, 2010 5:57 pm

Valeria'nın gizlemeye çalıştığı öfkesi, genç cadıyı keyiflendirmekten başka bir halta yaramamıştı şüphesiz. Yüzüne yapışıp kalan pis sırıtışını iyiden iyiye belirginleştirerek gerindi usulca. Aptal meslektaşının sözleriyle zerre ilgilenmeyerek bakışlarına göğe devirdi ve gökyüzünün pürüzsüz güzelliğinde kaybolan yıldızlara sabitledi bakışlarını. Ama Valeria, Claire'ın tüm ilgisizliğine aldırmadan konuşmaya devam ediyor ve cılız sataşmlarına yanıt bekliyor gibiydi. Umuramaz bir tavırla aptal cadıya odaklandı. 'Saçmalamayı kesme gibi bir niyetin olmaması üzücü Valeria. Umursamadığımı bildiğin halde, neden çeneni kapamadığını merak ediyorum açıkçası. Sinirlerime dokunamayacak kadar önemsiz olduğunu bile bile, neden hala yırtınıyorsun ki?' Sözlerini bitirdiğinde derin bir nefes aldı ve tekrar gökyüzüne sabitlendi. Neyse ki Valeria bir süre sonra susmuştu. Genç cadı minnettarlığını yere tükürerek sergilendiğindeyse, kaba tavırlarının çileden çıkardığı aptal sessizliği bozmak için araladı dudaklarını. 'Ne halt etmeye elimizdeki tek tanığımızı St. Mungo'ya yollarsın.' Peşinin bırakılmayacağını anlayan Claire kısa bir duraksamadan sonra sıkılgan bir tavırla oflayarak aptal cadıyı süzdü. Sağ elini pineklediği toprağa sabitleyerek, gövdesini doğruttu. Usulca kalktı yerden ve kaşlarını çatıp konuşmaya başladı Valeria ile göz göze geldiklerinde. 'Bak sen... Demek hesap sormak için gelmiş değerli meslektaşım.' Son sözlerini söylerken, yere kadar eğilmişti. Tek elini sırtında sabitlemiş ve diğer eliyle nazikçe selam vermişti. Hareketleri de, ses tonu da buram buram alaycılık kokuyordu genç cadının. Yavaşça doğrulup konuşma devam etti. 'Ama biliyor musun? Sana cevap vermemi sağlayacak bir konumda olmadığın için, merakın havada asılı kalacak.' Biraz eğlenmekten zarar gelmeyeceğine karar vermesini sağlayan ufak bir duraksamanın ardından, yüzünde yapmacık masumiyetle konuşmaya devam etti Claire. 'Ama sanırım, samimiyetimizin hatrına, bir kaç şey söyleyebilirim sana. Hmmm...' Düşünüyormuşçasına bir tavır takınıp anlını sıvazladı birkaç saniye. Ve ardından sanki aranılan yanıtı bulmuşçasına heyecanlı bir ifadeyle araladı dudaklarını. 'Ah tatlım, inan büromuzu ve değerli başseherbazımızı zor durumda bırakmayı hiç istememiştim.' Ama ardından maskesini düşürüp 'Ah, boşversene. Kimi kandırıyorum?' dedi gözlerini devirerek. 'İnan bana kıçınızı zora sokmak zerre sıkmadı canımı. Aksine, uğraşılarınızı keyifle izliyor ve tüm kalbimle destek olmaya çalışıyorum, bunu farketmedim deme sakın.' Aptal cadının yüzündeki tiksintiyi gördükçe Claire, sohbetlerinin ilgisini çekmeye başladığını farketti. Yüzünde alaycılık mesken kurmaya meyillenirken, konuşmaya devam etti. 'Hislerimin içini rahatlatmasını umuyordum ama suratındaki aptal ifadeye bakarsak, pek de hoşlanmadığını görmek beni üzdü.' Pis pis sırıtarak tekrar yere tükürdükten sonra aptal cadıya sokulup, 'Ah, neden zorluyorum ki hala değil mi? Bundan aldığım hazzı ikimizde çok iyi biliyoruz. Sayenizde insanın sadece ağzıyla gülmediğini öğrendim sanırım. Ah Valeria, iyiki varsınız. Yoksa vaktimi güzelleştirecek bu kadar ahmağı, başka nerde bulabilirdim?' Alay edercesine tamamladı cümlesini genç cadı.

Valeria'nın yüzüne çarpan şok ve kızgınlığı izlerken, huysuz bakışlarını ona dikmiş öylece duruyordu. Ne duymayı bekliyordu ki zaten? Claire'la her konuştuklarında sinirden titreyerek sırtını dönüp gitmekten sıkılmamış mıydı artık bu aptal? Düşüncelerini susturdu ve bir süre duraksadıktan sonra 'Silik sürtük.' diye mırıldandı. Ama Valeria'nın duyabilceği bir tonu tutturmayı da ihmal etmemişti elbette. Ardından iştahla devam etti sataşmaya. 'Ve Julian'ın yerinde olsam, bu kadar sadık bir -hmm nazik olmakta yarar var sanırım- aptalın tasmasını fazla gevşetmem. İnsanlarda bu kadar sinir bozucu bir etki bırakabilen bir ahmağı, fazla kendi haline bırakırsa sonuçları üzücü olabilir. Kimse bir seherbazın leşini park köşelerinde bulmak istemez değil mi? Büromuz için büyük bir kayıp olur bu. Cık. Bence Julian tavsiyemi dikkate alsa iyi eder.' Sınırlarını zorladıkça, renk verdiğini farkeden Claire ustalık gerektiren bir manevrayla maskesini korumayıda ihmal etmemişti elbette. Şimdi tüm o alaycılığı, sataşan ukala tavırlarını askıya alıp, -ki bunu yaparken oldukça kızmıştı kendisine, çünkü; bu pislikle uğraşmaktan aldığı hazzın tadı hala damağındaydı-, ciddileşen bir tonla sürdürdü konuşmasını. 'Ama sözlerimin ve düşüncelerimin seni farklı yanılgılara götürmemesi adına, şunu bilmeni istiyorum ki; fikirlerimdeki tek karanlık, katlanamadığım egolarınıza. Sakın tavırlarım ve soğukluğum yüzünden yanlış düşünme. Ben işimi ve inandığım şeyleri, sizin gibi olorta segileyerek kirletmiyorum diye, damgalamaya çalışacak cümleler kurmaya kalkarsan eğer; tepkilerim bu kadar alayvari şekilde ortaya dökülmeyecektir. Lanetlediğim vatandaşa gelince; sende oradaydın, elini cüppesinin cebine sokmuştu ve bize dikkatle bakarak hareketlenmişti. Anlık düşündüm ve sizi her ne kadar sevmesem de, zarar görmenizi istemediğim için hızla karar verip etkisizleştirdim. Kullandığım metodların doğruluğunu savunmuyorum ama işimi yaparken, vicdanımı ve acabalarımı kapı dışarı ettiğim için bir hata yaptım. Ve bunun için verilen cezayı tereddütsüz kabullendim. O yüzden sakın Valeria, seçimlerimi yargılamaya kalkma.' Sert duruşu ve sahtelikten uzak sergilediği oyunu oldukça ikna ediciydi şüphesiz. Valeria biraz afallamış gibi görünsede, inanmıştı işte... Ne de olsa Claire iyi ve başarılı geçmişe sahip bir seherbazdı. Ve herkesin benliğinde; soğuk, sert, asi bir cadı olarak yer edinmiş olsa da, kimse O'nun karanlık olduğu fikrini düşünmeye yanaşmamıştı hiçbir zaman. Genç cadı başarılı gösterisinin ardından sessizliği kamçıladı. Ve düşüncelerini susturarak, bir süre duraksadıktan sonra konuşmaya başlayan gerzeğe kulak kesildi...

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/claire-trisha-bu
Valeria Scotfield

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Valeria Scotfield



Mücadele Tarafı : Z.A.Y.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Anka Kuşu

Sürtüşme Empty
MesajKonu: Geri: Sürtüşme   Sürtüşme EmptyPerş. Tem. 15, 2010 7:14 pm

'Saçmalamayı kesme gibi bir niyetin olmaması üzücü Valeria. Umursamadığımı bildiğin halde, neden çeneni kapamadığını merak ediyorum açıkçası. Sinirlerime dokunamayacak kadar önemsiz olduğunu bile bile, neden hala yırtınıyorsun ki?' Bu sözler karşısında yalnızca sessizliğini korumuştu Valeria. Ve söylediği her şeye verecek bir cevabı vardı bu kızın. Söylediği her şeye verecek alaylı bir cevabı... Aslında şuan Valeria gayet rahattı çünkü söyleyeceklerini söylemişti. Evet Claire'ın tepkisi onu siniri etmişti ama bu sadece bir anlıktı. Bu kızla daha önce de defalarca konuşmuştu. Her zaman böyleydi. Artık söylediklerini zerre kadar umursamıyordu. Ona köpek mi diyordu? Varsın desin. Sürtük mü diyordu? Onu da desin. Çünkü bu kızın yanında takılırken öğrendiği en önemli şey. Kimle konuşuyorsan onun gibi davranmaktı. 'Ah tatlım, inan büromuzu ve değerli başseherbazımızı zor durumda bırakmayı hiç istememiştim.' Ama sonra gerçke kimliğine büründü. 'Ah, boşversene. Kimi kandırıyorum?' 'İnan bana kıçınızı zora sokmak zerre sıkmadı canımı. Aksine, uğraşılarınızı keyifle izliyor ve tüm kalbimle destek olmaya çalışıyorum, bunu farketmedim deme sakın.' Her ne kadar kendini teskin etsede bu söylediği karşısında istemsiz bir şekilde yüzü buruştu. 'Hislerimin içini rahatlatmasını umuyordum ama suratındaki aptal ifadeye bakarsak, pek de hoşlanmadığını görmek beni üzdü.' Biraz Valeria'ya yaklaştıktan sonra devam etti konuşmasına: '' 'Ah, neden zorluyorum ki hala değil mi? Bundan aldığım hazzı ikimizde çok iyi biliyoruz. Sayenizde insanın sadece ağzıyla gülmediğini öğrendim sanırım. Ah Valeria, iyiki varsınız. Yoksa vaktimi güzelleştirecek bu kadar ahmağı, başka nerde bulabilirdim?' Bu kız iyice iğrençleşmeye başlıyordu. 'Silik sürtük.' bu söz fazlaydı doğrusu. Ama yinede kendini kontrol etmesini bildi. 'Ve Julian'ın yerinde olsam, bu kadar sadık bir -hmm nazik olmakta yarar var sanırım- aptalın tasmasını fazla gevşetmem. İnsanlarda bu kadar sinir bozucu bir etki bırakabilen bir ahmağı, fazla kendi haline bırakırsa sonuçları üzücü olabilir. Kimse bir seherbazın leşini park köşelerinde bulmak istemez değil mi? Büromuz için büyük bir kayıp olur bu. Cık. Bence Julian tavsiyemi dikkate alsa iyi eder.' Bu söz karşısında Valeria'nın yüzü çarpıldı. Valeria mı yanlış anlıyordu yoksa bu kız onu tehdit mi ediyordu? Leş ha. Ne zannediyordu bu. Karşısında yeni yetme biri mi var zannediyordu? Bu kızın iyi bilmesi gereken bişi varsa o da kendisi ne kadar ustaysa karşısındaki de o kadar ustaydı. Belki evet söylenenlerden çabuk etkilenebilirdi ama bu işini kötü yapacağı anlamına gelmiyordu.

Tüm bu konuşma sırasında Valeria sessizliğini korumuştu ama bir yere kadar bu böyle olurdu. Daha fazla dayanamayıp aklındakileri diline dökecekti ki kız tekrar konuşmaya başladı. 'Ama sözlerimin ve düşüncelerimin seni farklı yanılgılara götürmemesi adına, şunu bilmeni istiyorum ki; fikirlerimdeki tek karanlık, katlanamadığım egolarınıza. Sakın tavırlarım ve soğukluğum yüzünden yanlış düşünme. Ben işimi ve inandığım şeyleri, sizin gibi olorta segileyerek kirletmiyorum diye, damgalamaya çalışacak cümleler kurmaya kalkarsan eğer; tepkilerim bu kadar alayvari şekilde ortaya dökülmeyecektir. Lanetlediğim vatandaşa gelince; sende oradaydın, elini cüppesinin cebine sokmuştu ve bize dikkatle bakarak hareketlenmişti. Anlık düşündüm ve sizi her ne kadar sevmesem de, zarar görmenizi istemediğim için hızla karar verip etkisizleştirdim. Kullandığım metodların doğruluğunu savunmuyorum ama işimi yaparken, vicdanımı ve acabalarımı kapı dışarı ettiğim için bir hata yaptım. Ve bunun için verilen cezayı tereddütsüz kabullendim. O yüzden sakın Valeria, seçimlerimi yargılamaya kalkma.' Bu sözlerden sonra istese de ağzına gelenleri söyleyemezdi. Bilmeyerek yaptığını söylüyordu işte. Ne diyeceğini şaşırmıştı. Onu suçlayamazdı. Ona bağırıp çağıramazdı. Peki inanmalı mıydı bu söylediklerine. İşte bu konuda kararsızdı. Az önceki tehditkar konuşması ve şimdiki masum konuşması aklını karıştırmıştı Valeria'nın. Ama bunu şimdilik kurcalamayacaktı. Şimdilik olayları akışına bırakacaktı. Şimdilik inanacaktı söylediklerine. Ama elbette tüm gerçekler açığa çıkacaktı. Hiçbir şeyi bu kadar kusursuz halledemezdi. Konuşmanın başından beri oturduğu yerden kalktı. 'Sen öyle diyorsan öyle olsun Claire. Tamam sana inanıyorum.'

Valeri kıza arkasını döndü ve yürümeye başladı. Bu sefer bir değişiklik vardı. Sessiz ve boş değildi bu sokak. Bir şeyler gürültü yapıyordu. Ve bazı gölgeler sanki Valeria'yı takip ediyordu. Birden içi ürperdi kızın. Düşüncesi bile iğrençti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/valeria-judith-m
Claire Trisha Bullock

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
Claire Trisha Bullock



Mücadele Tarafı : Karanlık Taraf
Rp Sevgilisi : Oha! Bir sürü var gibi xD
Kan Durumu : Safkan
Patronus : ' Yarasa '

Sürtüşme Empty
MesajKonu: Geri: Sürtüşme   Sürtüşme EmptyC.tesi Tem. 17, 2010 4:51 am

'Sen öyle diyorsan öyle olsun Claire. Tamam sana inanıyorum.' Claire'ın sözleriyle, suratındaki ifade şekilden şekile girmişti Valeria'nın. Ve nihayetinde, sessizliğini bozup noktalamıştı konuşmayı. Claire hevesini kursağında bırakan cadıyı, bakışlarına doldurduğu anlamsızlıkla süzdü bir süre. Ne yani, söylenilen bunca söze verilecek tep cevap, kıyrıtık güvenin vurgulanışımıydı? Güveniyordu öyle mi? Saçmalık... Tereddütelerinin gölgesinde, kuşkudan başka ne barındırılabilirdi ki? Tamam, fire vermeyişinin etkisi gözden kaçırılmayacak bir gerçek olsada, bu kadar iğneleyici sözlerin cevabı kıçı kırık güven de olamazdı. 'Herneyse.' Demekki aptal cadı, cevap verememenin ağırlığıyla sürdürmek istememişti bu konuşmayı. Claire'ın her şeye verecek bir cevap bulmasının ve şüphesiz, daha önce ikilinin yaşadığı tecrübelerin de etkisi kulak arkası edilmemişti Valeria tarafından. Claire kendini beğenmniş tavırlarla süzdü aptal cadıyı. 'Gururum okşandı, çok önemsediğim hislerini dile getirdiğin için Valeria.' Sözcüklerinde biraz bile his olsaydı eğer, inandırıcılığı artabilirdi ama Claire her zamanki gibi ruhsuzluğunda boğmuştu sözcüklerini. Herkesin dudaklarında anlamlanan hisler, her nedense genç cadının tınısında tüm kavramlarını yitiriyorlardı. Başka biri olsa buna üzülebilir, hatta nerede hata yaptığını düşünüp vicdanıyla boğuşabilirdi bir ihtimal. Ama genç cadı, hisleriyle küseli uzun yıllar olmuştu. Annesinin cansız bedeni zemine vurduğu dakika, inanca, güvene, sevgiye, umuda dair ne varsa ölmüştü içinde. Sevgili babası (!), Trisha Wayne'i öldürürken, farketmeden kızınında katili olmuştu... Aile yadigarıydı Claire'a acımasızlık. Kendisine yaşatılandan fazlasını yaşatmamıştı kimseye. Seçimleri için yargılanmayı da haketmiyordu bu yüzden. Savaşı anlayamayacağı bir yaştayken, yaralarını almış ve şimdi yaptıkları için asla sahip olmadığı masumiyetten arındırılmıştı. Babasının hatıraları, hayatının her köşesinde tüm çirkinliğiyle şekillenirken, Claire sadece izlemişti. Gördüklerinin milyonda birini bile yapmamıştı daha! Ve bu küstah, kendini bilmez pislikler gibi yetişmediği için, onların yargılayan bakışlarına katlanmaya hiç mi hiç niyeti yoktu! Ve işte tam bu nedenle, Valeria gibilerle asla aynı safta olmayacaktı. Şimdi güvencesini öne süren kız, Claire'ın açıklarını arayacak ve bulduğunda hesap sormaya yeltenecekti şüphesiz. Aptal sanıyordu bunlar genç cadıyı? Aydınlığın hor maskesi altında gizledikleri çıkarları görmediğini mi düşünüyorlardı? Lanet olsun, sahtelerdi işte! Gerçek olmaktan uzak umutların omuzlanıp, egolarının ihtişamında yaşıyorlardı ve kaçındıkları sonda yokolmaya mahkumlardı bu yüzden!

Genç cadı düşünceleriyle cebelleşirken, Valeria arkasını dönüp uzaklaşmaya başlamıştı bile. Bir süre öylece dikilip onu izlemişti Claire. Bir an, peşinden gidip damarına basmak, sinirden köpürmesini sağlamak istese de yapmadı bunu. Yaşlı çınarın gölgesine kaydı bakışları. Şuan ihtiyacı olan şey, sanırım biraz kendisiyle kalmaktı. O pislikle ne de olsa, yarın yine karşılaşacaklardı. Rahatsız edilmeden önce kurulduğu çimlere, tekrar umarsızca attı bedenini. Çınarın gövdesine dayadı sırtını ve hatırladığı minik ayrıntıya lanetler yağdırarak gözlerini devirdi pervasızca. 'Lanet Julian!' Üç haftalık uzaklaştırma Claire için tatilden farksızdı şüphesiz. Ama ardından mahkemeye çıkacak olması, pek hoş bir ayrıntı değildi genç cadı açısından. Genç cadı öfkeden kasılan parmaklarına ovuştururken, sakinleşmek için derin bir nefes aldı. Gökyüzüne sabitledi bakışlarını ve kendi kendine mırıldandı. 'Boşver şimdi! Sabert biraz... sus ve oyna iyiliği. Yakında... sahne kapanacak ve her şey bitmiş olacak...' Genç cadı sessiliğe büründüğünde,aklında sadece düşlediği son vardı. Ve bunun gerçek olması içinse, elinden geleni ardına koymayacaktı...


Rp Bitmiştir..!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/claire-trisha-bu
 

Sürtüşme

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-