AnasayfaAnasayfa  Latest imagesLatest images  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm












Paylaş
 

 Bir Mektup

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Dhoenes Stuart D'Bridge

GezginGezgin
Dhoenes Stuart D'Bridge



Mücadele Tarafı : .
Patronus : Beyaz Kaplan

Bir Mektup - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Bir Mektup   Bir Mektup - Sayfa 2 EmptyÇarş. Mart 03, 2010 7:08 pm

Mattrew mektubunu Tris'ten geri alırken, gözleri mektubun en sonuna yerleştirilmiş küçücük armaya ilişti. Andrey de bunu şimdi fark etmişti. Yeşil bir yılan, bronz bir kartal üzerine sarılmştı. Kartala yol gösterir gibi bir hali vardı yılanın. Kartalın pençesinde ise bir şey asılıydı. Mattrew bir yandan Tris'i (uzun bir duraksamasını sona derdirmiş, yüzündeki şaşkınlığı zor da olsa silmeyi ya da gizlemeyi başarmış olan Tris'i) dinliyor, bir yandan da adeta gözüne sokacakmışçasına yaklaştırdığı parşömendeki armayı inceliyordu. Kartalın pençelerinde asılı olan şeyi merak etmişti, her ne kadar ne olduğunu tahmin edebiliyor olsa da. Ve de tahmini doğruydu. Pençede asılı şey, lüks giyimi, elindeki şemsiyesi, kanvas kıyafetleriyle bir Muggle soylusundan başka bir şey değildi. Yılanın kuyruğu ise Muggle soylusunun karnına saplanmış, yaradan akan kan motifi de unutulmamıştı. Bu, melek yüzlü kara cüppeli Amelia'nın, yeğeni ve gelecekte öğrencisi olarak görmek istediği Andrey'e büyük bir mesajdı.

Mattrew yavaşça gülerek indirdi parşömeni. Biraz önce incelemekle epey emek sarf ettiği sembol ya da semboller bütünü, Tristan'ın da ilgisi çekmiş olmalıydı. Mattrew şimdi Tristan'ın sözlerini düşünüyordu. "Doğru yol, doğru karar, tercihler, çıkarlar" kavramlarını tartıp biçmeye başladı. Ama sorun burada değildi. Doğru yolun hangisi olduğunu seçmekteydi. Amelia parşömene iliştirdiği bu arma ve sözleriyle her şeyi anlatıyordu işte açıkça. Tehditler, yalan sevgi sözcükleri, övgü ve karanlık öğütler. Matt babasını hiç hesaba katmıyordu, çünkü onla zaten çok az konuşurlardı. Babası Bakanlık'ta görev yapan önemli birisiydi(!), çünkü ondan medet uman Ölüm Yiyenler'inin ona öz oğlundan çok daha fazla ihtiyaçları vardı!

Doğru yol, aile baskısına uyarak Soylu ve Asil, klasik bir D'Alone olmak mıydı, karanlık yollarda zavallı bir sürü insana rehberlik ederek. Tristan gibi genç ve cesaret dolu yürekleri kor alevlerde eriterek? Peki ya ailesine baş kaldırarak Karanlık'ı reddetmek ve sonunda çok şey bilmek gerekçesiyle faili meçhul(!) bir cinayete kurban gitmek miydi doğru karar? Ya da her şeyi unutup, bir Muggle (ya da başka bir tabirle kofti) olarak yola kaldığı yerden devam etmek ve yine kanına ihanet gerekçesiyle bir sokak lambası altında hiçbir yara ya da çürük izi taşımamasına rağmen ölü bulunmak mıydı doğru tercih? Evet, belki de en iyisiydi bu. Ya da en iyisi ilkiydi: Giderek artacak bir güce, prestije, kanlı da olsa belli bir saygınlığa oturmak. Başını iki yana sallayarak güldü. Halissünasyonu ile konuşmak istemiş olmalıydı canı. Kısık ancak anlaşılır bir sesle söylendi kendi kendisine.

"Belki de en iyisi şu Baykuşhane'deki kuşlarla birlikte havalanıp, yere çakılmaktır. Ne olursa olsun, başka büyücüleri maşa olarak kullanacak Soylu bir Katil ya da acizane bir kurban olmaktan daha iyidir."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tristan der Ivanëxt

VII. SınıfVII. Sınıf
Tristan der Ivanëxt



Mücadele Tarafı : SD.
Rp Sevgilisi : Olivia
Kan Durumu : Melez.
Patronus : Dağ Aslanı

Bir Mektup - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Bir Mektup   Bir Mektup - Sayfa 2 EmptyÇarş. Mart 03, 2010 9:58 pm



Sözlerini bitirdikten sonra Matt’in elinde duran parşömeninin sonundaki armaya gözü iliştiği anda dikkatlice ona bakmaya başladı. Üzerinde garip bir kabartma olan arma sahiplerinin nasıl bir aile yapısı içinde olduklarını gösteriyor ve Matt’in davranışlarının nedeni ortaya çıkmış oluyordu. Düşünme sırası karşısında duran büyücüde olduğundan Tristan, sesinin çıkartmıyor ve rahat bir şekilde düşüncelerini tartmasını bekliyordu. O onları düşünürken Tristan da okuduklarını yeniden zihnine getirerek yorumlamaya çalışıyordu.

Neden sihir dünyası böyle bir ikilemin içine giriyor, birbirlerinin kuyularını neden kazmaya çalışıyorlardı? Kötülük yayılınca ne olacaktı; yeniden güçsüzler ezilecek, safkan delileri öne çıkarak melezlere ve kendi tabirlerince bulanıklara zulüm edecekler ve dünyaya etkileri altında alarak kötü günler geçirmesine neden olacaktı. İnsanların hayatları büyücülerin elinde olacak ve iki kelime ile hayattan ebediyen silinecekler, emellerini gerçekleştirmek isteyenler kaba kuvvete başvurarak birçok yıkım yapacaklar ve belki de dünyayı kullanılamaz hale getireceklerdi. Bu sempatizanları durdurmak için doğru yolu bulmuş kişiler onlara engel olarak dengeyi sağlamış olacaklardı. Tristan’da doğru yolu bulmuş ve dünyadaki güç dengesini korumak amacıyla tereddütsüz elinden geleni yapacaktı. Artık okul döneminin bitmesine bir sene kalması onun hangi amaç doğrultusunda ilerleyeceğini belirlemesinin zamanı gelmiş olduğunu göstermektedir. Artık okulda koruması ve destek çıkması gereken bir kişi oluştuğu için dikkatli davranmalıydı.

Matt’in konuşması üzerine düşüncelerinden uzaklaştı ve dikkatini konuşan büyücüye vererek dinlemeye başladı. Andrey’in konuşması hiç iç açıcı şekilde olmadığından Tristan onu karamsarlığından kurtarmak için konuşmaya başladı.

“Tabiî ki de öyle bir şey yapmayacaksın, buradan atlayınca ne olacak? Sen kurtulacaksın peki ya diğerleri? Senin gibi olan kişiler de aynı şeyi yapıp kolay yolu mu seçmeli? Bana kalırsa kolay yol olanı değil zor yolu seçerek bu kişilere engel olmaya çalışmalıyız, senin, benim gibi büyücüleri korumalıyız ve safkan delisi kişilere derslerini vermeliyiz.”

Sözlerindeki kararlılık gözlerinde parlayan ateşle destekleniyor ve yüreğindeki ateş ile kendisine sonsuz güveniyordu. Tristan kaybedenler içerisinde olmayacak, Matt ile birlikte beraber savaşarak kazanan kişiler olacaklardı. Bu kendilerinin hayatlarıydı ve bir başkası hiçbir şekilde yönlendirmeye çalışamazdı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dhoenes Stuart D'Bridge

GezginGezgin
Dhoenes Stuart D'Bridge



Mücadele Tarafı : .
Patronus : Beyaz Kaplan

Bir Mektup - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Bir Mektup   Bir Mektup - Sayfa 2 EmptyPerş. Mart 04, 2010 8:28 am

Mattrew Tristan'ı dinliyordu dikkatle. Son derece güven veren sözleri Andrey'in zihninde Amelia'nın sözleriyle çarpışıyor, birbirini dengeleyerek etraflarına bulanık bir duman yaratıyorlardı. Tris haklıydı. İntihar, ardına bakmadan geri çekilmekti. En kolay yoldu belki ama pek çok açıdan bakıldığında da en cazip yol gibi görünüyordu. Ya da karanlık yoldu en cazip olanı. Baba D'Alone' un oğluna bırakacağı mirasın yüklü bir Galleon hazinesi, itibarlı bir ad ve de Ölüm Yiyenlik ile Bakanlık'ta kayda değer, üstün bir rütbe olduğu düşünüldüğünde, Mattrew'in yüreğinin derinliklerine hapsedilmiş, Amelia'nın dürtüleriyle giderek huysuzlaşan ve belki de aileden gelen karanlık dürtüler hareketleniyor, her seferinde bir zincir kırarak sesini duyurmaya başlıyordu. Lakin Mattrew ne zaman bu ailesine sadık, iyi huylu olduğunu ve halasının, Hogwarts profesörlerinin eğitimlerinden farksız öğütleri ve isteklerine harfiyen uyduğunu düşündüğünde, Ravenclaw'ın zekasını kan ve cinayet tutkusuyla birleştirmiş bir Ölüm Yiyen soylusu olduğunu görebiliyordu. Gelecekte bürüneceği bu karakter, dönemin Karanlık Lord ya da Kontes'inin, Baş Ölüm Yiyeni'nin isteğiyle hedef olacak kişileri öldürten, emrindeki Ölüm Yiyenler'ine kanlı baskınlar düzenleten ve hatta kendi eliyle en yakınlarını öldürebilen bir portreydi. Andrey'in gözleri Tristan'a kaydı. Onu öldürtmek ve ya iki kelimeden ve yeşil bir alev selinden ibaret kaçak bir lanetle öldürmek yeterince acı verici bir düşünceydi.

"Sanırım... haklısın Tris. Annem konusunda bir şey diyemeyeceğim henüz ama, sanırım taraf konusunda haklısın. Açıkçası ben de Muggle'ların Büyücü Topluluğu'na fazla yaklaşmamaları gerektiğini düşünüyorum. Yani, Büyücü sayısı Muggle sayısına oranla çok az ve Muggle'ların Sihir Dünyası'ndan birhaber olmaları gerekir. Ama ne olursa olsun, hiç kimsenin canı istediği yere baskınlar yapmaya, yüreklerde yanan yaşam ateşini birilerinin elinden almaya hakkı yok. Bir insanın ölmesine, asla başka bir insan karar veremez."

Tris'in gözlerine, küçük bir tebessümle bakarak noktaladı sözlerini. Savaşmayı seçecekti, lakin ne Yoldaşlık'a karşı ne de Ölüm Yiyenlik'e karşı. Daha doğrusu -gerekirse- her ikisine de karşı. Büyücü Topluluğu'nda huzru bozan tüm etmenlere, kan akıtan, alev saçan her şeye karşı. Tabii bu da öncelikli hedef olarak Safkanlık Akımı'nın destekçilerini, Mattrew'in fazlasıyla yakından tanıdığı bu kişileri hedef olarak gösteriyordu. Mattrew, elindeki parşömen tomarını avucunda sıkıp, buruştururken, Koftilik kavramını benimsemiş olmanın verdiği tiksintiyle annesini düşünüyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tristan der Ivanëxt

VII. SınıfVII. Sınıf
Tristan der Ivanëxt



Mücadele Tarafı : SD.
Rp Sevgilisi : Olivia
Kan Durumu : Melez.
Patronus : Dağ Aslanı

Bir Mektup - Sayfa 2 Empty
MesajKonu: Geri: Bir Mektup   Bir Mektup - Sayfa 2 EmptyCuma Mart 05, 2010 11:29 pm



Kalbindeki yanan ateş harlayarak güçlenmiş, giderek artan ve güçlenen bu alev parçası bir şeylerin başlangıcı olacak, Tristan’ın inandıklarını gerçekleştirmesini sağlayacaktı. Kendinden emin bir şekilde vücudunu dikleştirmiş, gözlerinde parlak ışık ile geleceğe daha güzel bakmaya başlamış, hayatının nasıl bir yol izleyeceği kesinleşmişti. Matt’e daha fazla yardım etmeliydi, tek bir kişiden başlayarak ileride daha fazla kişiyi koruyabilecek duruma gelecekti. Baykuşhane’nin açık olan bölümünden gelen tatlı bir esinti Tristan’ın yüzünü okşayarak, havaya kaldırdığı cübbesini geçerek ilerlemeye devam etti. Saçlarının arasından geçen ılık hava, dışarı çıkarak doğanın arasına karıştı. O sırada Matt konuşmaya başladı ve Tristan sesindeki kararlılığa inanarak dikkatle dinledi.

Matt, söylediklerinde haklıydı ve Tristan ona destek vermek için konuşmasının arasında kafasını sallayarak ona güven vermeye çalıştı. Mavi cübbeli genç büyücü parmaklarının arasında tuttuğu parşömen parçasını sıkıştırarak buruşturdu ve seçimini yapmış oldu. Mavi gözlerinde parlayan ışık ona da geçmiş, hayatının izleyeceği yolu belirlemiş oldu.

“Böyle düşünmene sevindim Matt, artık her şey daha güzel olacak. Bu düşüncelerin aileni üzebilir ve kendi taraflarına çekmek için zarar vermek isteyebilirler, mektupta “kofti kadın” diye bir isim geçiyordu o annen mi? Eğer oysa zarar verebilirler, dikkatli olmalısın.”


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Bir Mektup

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

 Similar topics

-
» Mektup

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-